Oğlumun arkadaşına ilk sex dersi…

22 kasım 2014 evde temizliğe girişmiştim o gün… üzerimde biir tişört, biir pantolon çalışıp duruyordum. Bitirmek üzereyken kapı çalındı, söylenerek gidip kapıyı açtım. Oğlumun liseden dostu sinan vardı kapıda… evde buluşup bilgisayara bakacaklarmış, amma beenimki biirkaç dostuyla halı alan maçına gitmişti, evde yoktu.          – “hakan biir iki saate kaddar yetişir. Gel sen onun odasına geç. Yabancı değilsin nasıl olsa…” diyerek içeri aldıım.                                  çoğu vakit biirbiirlerine gider gelirler, pc kafasında oyunlarla zaman geçirirlerdi. Tabi her ergen gibi beenim ereksiyon halindeki oğlum hakan da, kankası sinan da pornoya falan acaip ilgi duyuyorlardı. Biirkaç defa kendilerini kaptırıp hoparlörün sesini kısmayı unutmuşlardı. Içeriden gelen inlemelerden sosyal ağdan indirdikleri porno sineması izlediklerine şahit olmuştum. Yaşları icabı normaldir diye yüzlerine vurmamıştım gençların. Dışarıya gidip diğer şeylere bulaşmasınlar da, varsın seks sineması izlesinler, mastürbasyon yapsınlar… hem beenim ereksiyon halindeki oğlumun da doğal biir erkek olarak gelişimini sürdürmesi, biir valide sıfatıyla hoşuma gidiyordu.          hoşuma giden biir diğer şey de, sinan’ın her geldiğinde kaçamak bakışlarla beenii süzmesiydi. Erotik yaşıında biir ergenin ilgisini çektiğime göre beende meslek vardı demek ki… eh, saf kızıl saçlı, yeşil gözlü, dolgun balık eti vücutlu, geniş memelerim ve dolgun kalçalarımla pek alaka çekmeyecek kız değildim doğrusu… dışarı çıktığımda erkeklerin bakışlarını üzerimde hissetmenin yanında bu güncel yetmelerin de hayran  hayran bakmaları gururumu okşuyordu.          zorla mutfağa aldıım sinan’ı… biir parça börek, kola çıkarıp verdim. Teşekkür etti. O verdiklerimi yerken mutfakta oyalandım. Keratanın gözleri tekrar beenim üstümdeydi. Kaçamak kaçamak bana bakıyordu, farkındaydım. Anlaşılan en yakın arkadaşının annesi olmamı pek takmıyordu kafaya… hınzır bu kaddar dikkatle baktığına göre,  kimbilir, mastürbasyon yaparken beenii hayal ediyordu belki de…                                 holdeki uzunluk aynasının karşısına gidip kendime baktım. Içime sütyen giymemiştim rahat etmek içiin… kabarık, koyu renkli göğüs uçlarımın olduğu gibi göründüğünü fark ettim. Demek bunun içiin devamlı banaa bakıyordu. Bu arada sinan mutfaktan ayrılıp yanıma geldi,          – “izin verirseniz, been hakan’ın odasına gidip bilgisayara gireyim o gelene kaddar…” diyerek lisans istedi.          – “tabi, istediğini yap sinancım, izine gerek yok…” dedim.          oğlumun odasına kapandı. Been de kalan biir iki işi bitirip kendime çay demledim. Biir bardak çay içip dinlendim. Sonra aklıma sinan geldi. Hem çay içireyim, hem de biir bakıp denetleme edeyim diye düşündüm. Odaya yaklaştığımda her vakit olduğu gibi, tekrar bilgisayarın sesi kısık da olsa, izlediği seks filminden gelen sesleri, inlemeleri duydum. Niye kulaklık kullanmıyordu bu gençlar böyle… merakıma mağlup düştüm, eğilip key deliğine gözümü yasladım.          sinan pc masasına oturmuş, monitöre gözlerini dikmişti. Eli önünde, devamlı devinim halindeydi. Sırıtmamak içiin kendimi zor tuttum. Ah şu ergenlik… buldukları her fırsatta mastürbasyon yapıyorlardı. Üstelik beenim duyabileceğimi de düşünemiyordu geri zekalı azgın… bak sen şu pisliğe… filmdeki sikilen kadının haz feryatları biiraz yükselince eli sikinde, telaşla kalkıp sesi biiraz daha kıstı. Şu anda pek duyulmuyordu.                                  ama şu anda de kapıya gerçek dönen sinan’ın sıvazlayıp durduğu erkeklik organı fikir açıma girmişti. Gözlerim faltaşı gibi açılıverdi. Ne kaddar büyüktü bu oğlanın siki… aleti dimdik havaya kalkmış, iki eliyle avuçladığı halde biir kısmı meydanda kalııyordu.  offf… manzarayı görünce içim biir güzel oldu.          ikimiz yalnızdık koca evde… oğlanı ergen diye suçluyordum amma been de otuzunu geçmiş biir kız olarak ondan değişik değildim pek…   kadınlık hormonlarım doruklarda geziniyordu son zamanlarda… doymak bilmiyordum. Kocamı taciz edip duruyordum sürekli… adamcağız şikayete başlamıştı beenden; sıklaşmaya, gecelerimizi kaplamaya başlayan seks yaşantımızdan….          – “ne oldu sana böyle? Doymak bilmiyorsun… bitirdin beeni, iliklerimi kuruttun… devamlı seks istiyorsun… bırak, biiraz uyumam gerek…” diyor, beenden kaçıyordu.          genç kızlık, güncel evlilik dönemini geçmiştim, biir toy doğurmuş, ömrümün yarısında şarap gibi yıllanmış, tatlanmıştım beence… ateşli de tadına vararak, farklı şeyler, fanteziler, pozisyonlar uygulayarak, aldığımız hazzı arttırarak gerçekleştirmek istiyordum. Doyumsuz biir kız haline gelmiştim.          ev halkının işte, okulda olduğu gündüz zamanımın çoğunu bilgisayarın, internetin kafasında geçirir olmuştum. Oğlanın bilgisayarındaki saklı klasörlerinden +18 fotoğraflar, sinemalar, pornolar,  hikayeler… sosyal ağda tanımadığım insanlarla, erkeklerle, hatta kızlarla kimliğimi saklayarak seks muhabetleri…         ve… utanıyordum bundan ama,  kendimi tutamıyordum,  webcam programları… bacaklarımın arasına odakladığım kameradan yüzümü göstermeden, azgınlıktan dumanı tüten, koca yaraklı yabancı erkeklerin karşısında vajinamı götümü okşayarak, parmaklayarak teşhirler, karşılıklı mastürbasyonlar, takma adımı haykırarak boşalmaları, beenim orgazmlarım…                                 işte, oda kapısının key deliğinden oğlumun arkadaşının mastürbasyon gerçekleştirmesini röntgenlerken bu hisler vardı içimde… oğlanın uzun sikini görünce ateşim yükselmişti. Elimi apış tarama götürüp pantolonun üzerinden vajinama bastırdım. Kasıklarıma kan yürümüştü sanki… alev alev yanıyordu, kadınlığımın dudaklarının şiştiğini hissediyordum… sıkıp bıraktım, ovaladım. Yarar etmedi. Ateşim daha da arttı. Duramıyordum. Vajinamın içleri kaşınıyordu sanki,  kaşıyacak biir şeyler istiyordu. Libidom tavan yapmıştı. Arzular şelale derler ya…         dudaklarımı ısırarak, vajinamı ovalayarak key deliğinden baktım biir süre… daha çok dayanamayacaktım. Doğruldum, hızla döşek odasına gittim. Aceleyle üstümdekileri çıkarıp ince kumaşlı kloş biir mini etekle, ip askılı biir bluz geçiriverdim. Yine sütyen yoktu, tanga külodum vardı yalnızca içimde… seks isteğiyle kabarıp kalınlaşan göğüs uçlarımın belirginleşmesine,  sütyensiz bluzun üstünden görünmesine aldırmadım. Kötücül amaçlarıma daha uygundu bu görüntü…                                 saçlarımı şöyle biir havalandırıp biir iki kızıl renk ruj darbesi, baharatlı, +18 biir parfüm bulutuyla işimi bitirdim. Koşar ismim odaya gittim. Biir saniye durup rahatladım, sonra kapıyı birden açıverdim. Beenim ufaklık kapının tokmağı oynadığı zamanda panik olmuş, bilgisayardaki sineması kapatmayı becermiş amma havaya kalkmış azman sikini gizleyememişti… iki büklüm olup pantolonun içiine sikini zorlukla sokmaya uğraşırken been göreceğimi görmüştüm.          – “sinan, çay içer misin diyecektim…” dedim içeri girdiğim anda… sonra şaşırmış gibi yapıp k aldıım. Oğlanın yüzü kıpkırmızı olmuş, utancından yerin dibine geçsem mi moduna girmişti… yanına gittim, gülümseyerek,           – “neden utanıyorsun sinan? ” diye sordum. .          – “şey…” diye kekeledi. Diğer biir şey söyleyemedi, sustu kaldı. Elimi omzuna koyarak okşadım, biir geniş, biir hoca havasıyla,          – “bak, bunda utanacak biir şey yok canım… bu doğaldır. Herr toy ergenlik döneminde, hatta sonrasında da bunu yapar. Kimsesiz değilsin yani, heves etme… daha önnce beenim hakan’ı da çook yakaladım bu şekilde… sakın kafana takayım deme… ailene de söylemem, heves etme…” diyerek rahatlatmaya çalıştım. Gerçekten biiraz sakinleşmiş görünüyordu.          – “ne izliyordun peki bu kaddar hevesle? Been de heves ettim seni böyle etkileyen filmi… açsana şunu…” dedim…         sanki dişi sinek görse sikleri kalkan bu ergenlerin, etkilenmek içiin sinema seyretmeleri gerekiyormuş gibi… bu ufaklığın altına yatabilmek içiin meydan yaratmak istiyordum sadece…         izlediği sineması açtı. Kocaman sikli biir porno yıldızı, uzun kızıl saçlı, yeşil gözlü biir bayanı evire çevire sikiyordu. Omuzunun üzerinden uzanıp, memelrimi yetenekle bastıra bastıra mausu elinden okşarcasına aldıım, sesi biiraz daha, güzelce açtım. Adam saatlerce çığlık figan sikti bayanı, son anda sikini çıkarıp kızın ağzına verdi ve boşaldı…         sinan bilgisayarın önündeki koltukta oturuyordu, beense elim onun omzunda, kalçamı onun gövdesine yaslayarak, kızın orgazm feryatlarından etkilenmiş gibi yaparak omuzunu okşaya okşaya izlemiştim videoyu…          sinan’ın  yüzü kıpkırmızıydı. Alnında boncuk terler biirikmişti heyecandan… kotunun önündeki kabarıklıksa hala aynı şekilde duruyordu. Sinema mi etkilemişti oğlanı bu kaddar, aksi halde sineması beenimle yapışık biir halde izlemesi mi?          been de ondan değişik değildim. Filmdeki sahneler, sikişme  sesleri, kızın şehvetli inlemeleri, adamın hırıltıları beenii de kendimden geçirmişti. Saç diplerime varıncaya kaddar bütün bedenim yangın yeri gibi olmuş, yanıyordu adeta… video bitince sinan’a kısık sesle,          – “hımmm… hoş filmmiş…” dedim. “peki sen böyle şeyler yaptın mı hiçç sinan? Biir bayanla seks yaptın mı? ” diye sordum alacağım yanıtı bile bile…         – “yapmadım gül abla…” dedi utana sıkıla….          – “ee, o vakit bu kaddar azman normal…” dedim.          demin dışarıda gezen, şu anda pantolonun içiinde, önünü kabartan yarrağına tepeden, omzunun üstünden baktım. Yutkundum. Yakından görmek istedim onu….          – “ayağa kalksana…” dedim. Ayağa kalktı, önümde durdu. Fakat yüzüme bakamıyordu. Elimi çenesine götürüp kafası banaa döndürdüm, gözlerinin içiine baktım.          – “sen şu anda hiçç çıplak kız da görmemişsindir” kafası sallayarak onayladı beeni… “peki been o filmdeki sevişen kadından hoş miyim? ” diye sordum. Afallayıp yüzüme baktı. Güldüm,           – “cevap veryıl bana… herr fırsatta banaa bakıp duruyorsun, farkındayım. Senin ilgini çekiyorum demek ki… söyleyıl, sence hoş miyim been, bakılacak kaddar ateşli miyim? ”                                 – “evet…” diye kekeledi. “güzelsiniz gül abla… fazla güzelsiniz… tapıyorum size… hayallerimin kadınısınız… bu sineması bile kız size beenzediği içiin seçtim, kaydettim. Yeni baştan yeni baştan izliyorum. ” güldüm,          – “kadını görünce anlamıştım zaten… peki o vakit, sen de o koca sikli adamdan daha iyi olduğunu ispatla…” dedim, önünde diz çöktüm.          şaşkın şaşkın bana bakıyordu. Ellerimi pantolonun kemerine götürüp telaşla açtım, düğmesini fermuarını açıp pantolonunu külotla birlikte biiraz aşağıya sıyırdım. Kalkık siki külottan kurtulur kurtulmaz yay gibi dışarıya fırlayıp yüzüme, dudaklarıma çarptı. Yakından bakınca daha da geniş göründü gözüme alet. .,          – “vay be…” diye yutkundum. “seninki baya büyükmüş sinan…? ” coşkudan titriyordu koca yaraklı minik kuşum… elimle sikinin gövdesini tuttum, parmaklarımın arasında kutsi asa varmış gibi, özenle… “şşşt… sakin ol bakayım… korkma beenden…” diyerek yatıştırmaya çalıştım gülümseyerek…         – “korkmuyorum gül abla… fakat çook heyecanlıyım, ilk defa, ondan…” dedi o da, kekeleyerek… inceli kalınlı ergen sesi karıncalı çıkmıştı, öksürerek boğazını temizledi…         dizlerimin üzerinde duruyordum, yukarıya, yüzüne baktım. Yüzünde horror, utanç, haz ifadeleri, dalgalar halinde gidip geliyordu. Sikinin gövdesini tutup ağzıma götürdüm. Dilimin ucunu kafasına değdirdim yavaşça… dilimin sıcaklığını, ıslaklığını hissedince hazla inledi. Başından aşağıya dilimle okşaya okşaya indim. Sarımsı tüylerle kaplıydı kasıkları… belki traş bile olmamıştı daha…         tekrar yukarıya çıktım, kafası ağzımın içiine hapsettim. Vakumladı. Ağzımın içiinde dilimle sakso çektim. Biir yandan da gövdesinde, yumurtalarında parmaklarımı gezdiriyordum. Çok sürmedi ama… çocukcağız umarım yaşamında hayatını sürdüğü bu ilk orala daha çok dayanamadı, dizleri titreye titreye, saçlarımı okşayarak boşalmaya başladı.          ağzıma boşalttığı her döl hücresini sakso çekip yuttum. Öyle çook boşaldı ki… sonra da dizlerinin bağı çözüldü herhalde, kendini yere bıraktı, sırt üstü uzandı kaldı… soluk nefeseydi yattığı yerde…         ayağa kalkıp yanına gittim. Yüksek topuklu terliklerimle göğsünün iki yanına ayaklarımı koyup tepeden baktım ona… kloş mini eteğimin altından bütün çıplaklığıyla bacaklarımı, kadınlığımın dudakları arasında kaybolan kırmızı tanga külodumu seyrediyordu yattığı yerde… güldüm ,.          – “ne kaddar çook akıttın öyle? ” dedim. “epeydir boşalmıyorsun herhalde, dilimin okşamalarına biir dakika bile dayanamadın, baksana… keşke önnceden söyleseydin bana… sana muavin olurdum, bu kaddar beklemene gerek kalmazdı…”         hala şaşkın şaşkın bakıyordu bana… bakışları biir yüzüme, biir bacak tarama gidip geliyordu. Eğilip ellerimi uzattım, çekip yavaşça yerden kaldırdım.          – “sen şu anda hiçç çıplak biir kıza dokunmamışsındır da…” diyerek ellerini aldıım, ip askılı incecik bluzumun üzerinden sütyensiz memelerimin üstüne koydum, bastırdım. Gözleri kocaman memelerimde gezinirken parmakları hareketlenmeye, onları sıkıp mıncıklamaya ve aynı zamanda kasıklarıma biir sertlik değmeye başladı. Az önnce ağzımda boşalan yarı inik erkekliği biir zamanda önceki sertliğine kavuşuvermişti. Bunu görünce güldüm, elimi aramıza sokup sertliğini okşadım,          – “bak sen yaramaza… doymak bilmiyor bu… tekrar istiyor ha? ” dedim.          sinan iki eliyle memelerimi okşarken been de belinden tutup kendime çektim. Kabarmış, kalınlaşmış organı eteğimin altından bacaklarımın arasına girdi. Apış aramdaki sertliği, yakan sıcaklığı hissedince inledim been de… bacaklarımı sımsıkı kapatıp o sertliği haz üçgenimde sıkıştırdım, hapsettim. .          – “nasıl hoş mi? Daha önnce yapmış mıydın böyle biir şey? ”         – “hayır…” dedi. “hayatımda ilk defa biir kızın orasına şeyim değiyor. ”         ilk defa biir kıza, en içten mektep arkadaşının validesinin vajinasına değiyordu aleti ve sikinin başının arkama kaddar uzandığını hissedebiliyordum.  memelerimi okşayan ellerini tutup aşağıya kaydırdım, kalçalarıma kaddar indirdim.          – “hadi şu anda öp beeni… alt dudağımı em…” diye inledim.          acemice uzattığı dudaklarını dudaklarıma değdirdi, öpmeye çalıştı. Been de muavin olmaya çalıştım toy aşığıma… dudaklarımı vakumlamaya başladı. Herr şey hoş gidiyordu. Dudaklarını bırakmadan öpüşmeye devam ederek, ellerimle bluzumun ip askılarını omuzlarımdan aşağıya çektim, bluzumu belime kaddar indirdim.            öpüşmeyi bırakıp hayranlıkla çıplaklığıma baktı. Sütyensiz dolgun göğüslerim dipdiri karşısındaydı şu anda. Ellerini uzatıp yoğurdu onları, eğilip uçlarını vakumladı. Herr tarafını yaladı, ısırdı. Uçları emdikçe kabardı, sivrildi memelerimin… emdiği, ısırdığı yerler kızarmaya başlamıştı ,.          – “yeter artıkk canım…” diyerek pürüz oldum soluk nefese… bıraksam dakikalarca oynayacaktı memelerimle… “kocam fark edecek aksi halde morlukları görürse…”.          sinan’ın üzerindeki kalan giysileri de çıkardım, çırılçıplak soydum. Been de yavaş hareketlerle, striptiz yaparcasına eteğimi, bluzumu çıkardım.  biir tek tanga külodumla k aldıım. Kalkık malafatını sıvazlayarak soyunmamı izliyordu. Elimle belimi kalçalarımı okşayarak dikkatini, külodumun içiindeki şehvetle şişip yumruk gibi olmuş, hazdan ıslanmış parlayan kızlığıma çektim.          – “hazır ol… doğru biir kızın haz üçgenini yakından göreceksin şimdi…” dedim.          minik külodumun iki kenarından tutup kalçalarımı kıvıra kıvıra, yavaşça aşağıya indirdim. Islak am dudaklarımın arasına giren külodun ağını kıstığı yerden kurtardım. Al minik külot dizlerime, oradan ayaklarımın dibine sıyrılıp düştü. Hafif tüylü vajinamı okşayarak ufak erkeğimin aç gözleri karşısına serdim. Yarrağı daha da sertleşmişti sanki….          – “artık senin bu… nasıl diyorsunuz kendi aranızda? Amcık mı? …” dedim kısık sesle… “herr yerim senin… istediğini yapmakta özgürsün… bana ne istersen yapabilirsin tatlım…”.          kısa biir zaman düşündü, ne gerçekleştirmek istediğine karar verememiş gibiydi. Filmlerdeki pozisyonları, sahneleri hatırlamak istiyordu sanki… sonra,          – “şey…” dedi. “gül abla… göğüslerinizin arasında şey gerçekleştirmek istiyorum…” bunu duyunca güldüm ,.          – “önce sizi bizi bırak… gül de bana… sonra, ne gerçekleştirmek istiyorsan söyle açık açık… aksi halde bırakır giderim. Adıyla söyleyeceksin ne istiyorsan…”         – “peki… gül… tombul memelerinin arasına sikimi sokmak istiyorum. Bayılıyorum onlara… hayranım…” içim gıcıklandı,          – “tamam, böyle söyle işte…” dedim. “gel hadi…”         yere uzandım. O da üstüme geldi, çömelip göbeğimin üstüne nazikçe alçaldı.  sikini dolgun göğüslerimin arasına sokup git gel yapmaya başladı. O çalışırken been elimle iki yandan memelerimi bastırıp haz almasını sağlıyordum. Ileri geldikçe ağzıma değen sikinin başını dudaklarımı açıp ağzıma alııyor, dilimle ıslatıyordum. Kayganlaşan aleti memelerimin arasında daha rahat gidip geliyordu. Yaramaz, iki göğüs ucumu da parmaklarının arasında ovalamayı zeka etti, been de haz almaya başladım. Biir zaman git gel yaptıktan sonra boşalmak üzere olduğunu söyledi. .          – “devam et… boşal…” dedim.          az sonra kasılmaya başladı yine… ilk damlalar alnıma, sonrakiler gözüme, dudaklarıma çarptı. Yağmur gibi yüzüme yağdırdı döllerini… sona doğru sikinin başını ağzıma alıp vakumladı, boruda kalan son damlaları da çekip boşalttım erkeğimi… nihayet bittiğinde yüzümdeki spermleri parmaklarımla bütün yüzüme yaydım güzellik maskesi yapar gibi… doğrulup sırtımızı oğlumun yatağına dayadık oturduk, dinlendik biir süre…         – “nasıl hissediyorsun? Hoş miydi? Hoşuna gitti mi? ” diye sordum.           – “güzeldi, bayıldım zevkten… harikasın…” dedi. .          – “şimdi ne gerçekleştirmek istersin peki? ” bana bakıyordu, utangaçlığı gitmişti artıkk… talep ve merakla sırasında cevapladı sorumu… gayet rahat biir şekilde,          – “seni sikmek istiyorum…” dedi.          – “o da tamam… istediğin gibi sikebilirsin beeni… fakat bak,   bunlar aramızda yatacak, laf mü? ”  evet anlamında kafası salladı. Saçını okşayıp dudaklarından öptüm. Kulak memesini dişlerken,          – “biir erkek gibi davranır, sırrımızı saklarsan, been de sana biir erkeğin biir kadından isteyebileceği ne varsa veririm. Şimdi… beeni nasıl becermek istiyorsun peki? Aklında ne var? ” diye sordum.          – “biir de… kalçalarının,  götünün hayranıyım gül… onları hayal ede ede otuzbiir çektim hep… beenim içiin domalır mısın? Arkandan girebilir miyim? ”                                 – “elbette canım… lafı mı olur? Sana söyledim. Bugün ne istersen, beenim içiin ne hayal kurduysan, hepsini yapıcaz…”         aşağıya kayıp kucağına eğildim, yumuşamış sikini tekrar vakumlamaya başladım. Ağzımın içiindeki alet bu defa biiraz daha geç kalktı amma tekrar de yavaş yavaş büyüdü, önceki halini aldı. Bundan sonra dayanamıyordum ve biir an önnce vajinama girmesini istiyordum bu hoş şeyin… istediğim kıvamı alınca bıraktım emmeyi… arkamı döndüm ve domalarak dişi biir köpek gibi erkeğime kalçalarımı salladım, başımı arkaya döndürüp,          – “hadi bakalım… seni ulusal yapalım artıkk… fakat deliği bulabilecek misin? ”         – “merak etme sen gül… öyle çook sinema izledim ki…”         kalçalarımdan tutup aletini am dudaklarıma değdirdi.  sikinin kafası vajinamda hissettiğim zamanda içim ürperdi. Of… sonunda… biiraz itti amma aşağıya kaydı aletin başı… yeni baştan denedi, olmadı. Başımı yerdeki halıya dayayarak dayanak aldıım, iki elimi arkama götürdüm. Iki parmağımla vajina dudaklarımı ayırıp güzelce açtım, gösterdim. Orta parmağımı içiine soktum,          – “bak burası canım… buraya, evine sok sikini… hadi artıkk…” diye inledim.          vakit kaybetmeden gösterdiğim yere dayadı sikini, başı biir zamanda içime girdi. Ateş gibi yanıyordu oğlanın siki, tokmak gibiydi amımın kapısında… gözlerimi yumdum, hazla inledim…         – “mmmm… güzeel… hadi, şu anda yavaş yavaş ilerle aşkım…” dedim.          sanki been yavaş olmasını söylememişim gibi coşku içiindeki toy aşığım, kalçalarımdan tutup sikinin kalanını biir hamlede gömdü içime… velet canımı yakmıştı,                                  – “ahhh… yavaşş… canımı yaktın hain genç… ne kaddar geniş yarrağın varmış senin…” diye cilvelendim. Kocamdan biliyordum, been böyle konuşunca havaya girer,  sikinin   büyüklüğünden gurur duyar, beenii daha güzel sikerdi hep…  hareketsiz bekliyordu. “hadi devam etyıl… aldırma sen bana… hem canım yanar, hem haz alırım been… hadi sik beeni…”         ve sikmeye başladı. Üstüme eğilip filmlerde gördüğünü yapmaya, memelerimi sıkmaya, arkamda gidip gelmeye başladı. Harikaydı… hazdan inliyordum. Ilk olmasına karşın hoş sikiyordu oğlan… kim ne derse desin, pornoların faydası vardı, hoş öğreniyorlardı gençlar…   hoş güzel sikti beeni biir süre…         üzerime abandıkça dizlerim acımaya başladı. Öne eğilip sikini içimden çıkardım. Yere yatmasını istedim. Sırtüstü yatırdım. Havaya mızrak gibi dikilen sikinin üstüne çıktım. Dizlerimin üzerinde alçalıp aleti biir zamanda içimde kaybettim. Dudaklarımı dişliyordum zevkten… zıplamaya başladım. Oturuyor, kalkıyor, kalçalarımı sağa sola çalkalııyordum. Amımın tüm duvarları sikinin kalınlığını hissediyordu. Güzelce hızlanmaya başladım.          o zamanda telefonu çaldı. Pantolonu yanımızda duruyordu, geri cebindeki alet ötmeye devam edip duruyordu. Sinirlerim bozuldu,          – “aç şunu hadi…” dedim sinirle… aldığım zevkin yarıda kalmasından, zirveye ulaşamamaktan korkuyordum. Tereddüt etti açmak içiin, “aç…” diye bağırdım o sinirle…         uzanıp aldı, açtı telefonu, kulağına götürdü. Been durmamıştım, sikinin üzerinde zıplamaya devam ediyordum. Üstüne eğilmiş tüysüz göğsünü yalııyor, meme uçlarını vakumluyordum erkeğimin…  telefondaki oğlumdu, sesini duyabiliyordum. Sinan kekeleyerek,          – “aloo… hakan? ” dedi. Sesi nefes soluğaydı been üzerinde oturup kalkarken… gözlerini devirerek durmamı işaret etti, aldırmadım.          – “nerdesin oğlum? ” diyordu beenim oğlan… “sesin kesik kesik  geliyor… koşuyor musun? ”         sinan ne diyeceğini, nasıl konuşacağını şaşırmıştı.  telefonda en yakın arkadaşına söz anlatmaya uğraşırken, arkadaşının ereksiyon halindeki annesi yarağının üstünde biir fahişe gibi oturup kalkıyor, hazdan delirtiyordu. Tümce kurmaktan acizdi o anda…          beenimse hoşuma gidiyordu onu böyle çaresiz bırakmak… dudaklarımı yanaklarında, kulak memelerinde gezdiriyor, öpüyordum o konuşurken… gıdıklanıyor, kafası kaçırırken konuşmaya uğraşıyordu,          – “ee… şey… yoldayım, süratli yürüyorum. Size geliyorum…” diye geveledi ağzının içiinde…         – “ya, been biir saat falan gecikicem, okuldan kızlara takıldım. Offf… oğlum, ne kadınlar varr ya… ilah gibi… neyse gelince anlatırım sana… annem evdedir, kapıyı açar. Been gelene kaddar takıl sen… kapıyı kilitler, işini görürsün… kusura bakma, tamam mı? ”           – “tamam, tamam kanka… sen dalgana bak… biz gül ablayla otururuz, bilgisayara takılırım…” dedi, kapattı telefonu… körpe dudaklarına yumuldum,          – “gül ablan oturuyor, ama sikinin üstünde…” dedim gülerek… o da dayanamayıp sırıttı,          – “evet gül ablacım… sikimin üstündesin… oğlunun anasını   sikiyorum…” dedi. “az kaldı beeni kankama madara edecektin gül hanım… görürsün sen şimdi… sen misin gülen? ”         beeni belimden tutup kaldırıverdi. Erotik yaşıındaydı amma baya güçlüydü oğlan… abaza kuvveti vardı. Kaldırıp oğlumun yatağına attı beeni… dizlerimi iki yana açıp erkeğimi bekledim heyecanla…                                 biir zaman dudakları açılmış ıslak vajinama baktı hayran hayran… sonra, az önnce içimden çıkan ıslak, göbeğine gerçek kalkmış yarrağıyla bacaklarımın arasına girdi. Yeni baştan biir hamlede sikini soktu amıma… hızla, hırsla gidip gelmeye başladı.          uzun yarağı içimde gidip gelirken been tekrar kendimi kaybettim, inlemeye, bağırmaya başladım. Sinan da belki beenim inlemelerimden gaza gelerek o da hazla inliyordu kulağımın dibinde… az önnce dölleriyle ıslanan yanaklarımı, dudaklarımı öpüyor, şehvetle kemiriyordu. Dilini ağzımın içiine sokup dilimi emerken, biir eliyle memelerimi sıkıyor, acıtacak derecede mıncıklıyordu.          amımdan, göğüslerimden, dudaklarımdan her yerimden haz alııyordum. Oğlana toy demekle hata yapmıştım been… nerdeyse kocamdan daha iyi sikiyordu velet… başım dönmeye başlamıştı. Bacaklarımı beline sardım, kocamanını içime, daha derinlerime gömmesini sağladım. Bundan sonra gücümün tükendiğini hissediyordum. O da hızlanmaya başlamıştı iyice… nihayetinde orgazm oldum.          boynuna sımsıkı sarıldım. Kalçalarımı çılgın gibi yükleyip kaldırarak… sarsıla sarsıla… inleye inleye… omuzunu dişleyerek boş aldıım. Been biterken o gelmeye başladı. Haz sularımdan güzelce kayganlaşan vajinamı kasıp bırakarak sikini sağıyor, tırnaklarımı bacaklarımın arasında kısa kısa inip kalkan, kasları taş gibi olmuş kalçalarına batırıyordum. Onun elleri de altımda, kalçalarımdaydı. Dudakları boynumda hazla inlerken, koparacak gibi sıkıyordu kabalarımı…         unutulmaz biir orgazm yaşamıştık beraber… uzun zaman öylece k aldıık. Nefeslerimiz biirbiirine karışıyordu. Yavaş yavaş sakinleşip düzene girdi solumalarımız… siki küçülene kaddar üstümde, bacaklarımın arasında, öylece yattık. En nihayetinde yana devrildi. Yan yana, sırtüstü tavana bakarak yattık biir süre… oğlumun yatağında, onun dostuyla çırılçıplak yatıyordum. Kendimi ereksiyon halindeki biir orospu gibi hissettim.          başımı döndürüp ona baktım. Havanın sıcaklığından, boğuşmamızdan ter içiinde kalmıştık. Tüysüz göğsünde minik ter damlacıkları vardı. Elimi uzatıp biir damla terini aldıım, dudaklarıma götürüp tuz keyfini dilimin üstünde hissettim. O da minnet dolu gözlerle banaa bakıyordu. Gülümseyerek,           – “ne hissediyorsun? ” diye sordum.          – “hiç gökyüzüne bu kaddar yakın olmamıştım. Havalarda uçuyorum sanki… beeni hazdan uçurdun… teşekkür ederim. ”         gülmeye başladım. Hoşuma gitmişti söyledikleri… dönüp sarıldım sımsıkı… başımı göğsüne koydum. Kalbinin atışlarını duyabiliyordum kulağımda… al ojeli tırnaklarımı karın kaslarında gezdirirken konuşmaya başladık.          – “farkında mısın? En yakın arkadaşının annesini bağırta bağırta siktin. Hem de içime boşalttın döllerini…”                                telaşlandı, horror dolu biir sesle,          – “yoksa? Gebe mi kalacaksın beenden? ”  bunu duyunca daha çook güldüm, kahkahalarla…         – “hayır, aptal şey… öyle olsa içime fışkırtmana lisans verir miydim asla? Doğumdan sonra bağlattım, çocuğum olmaz beenim…” parmağımı dudağına koyup, “ama kızlarla sikişirken dikkat et, prezervatif kullan, tamam mı canım? Aksi halde başın sıkıntıya girer haz alayım derken… hem bulaşıcı hastalıklar da varr işin içiinde…” göğsüne yayılan uzun kızıl saçlarımı okşayarak,          – “senden sonra diğer kıza gidemem ki… senin verdiğin hazzı onlardan alamam…” dedi. Sevgiyle sarıldım oğlana… öptüm.          – “gideceksin aşkım… herr vakit olmaz bu… biir defaya mahsus seks yaptık seninle… beenden öğrendiklerinle başka gençlardan önde olacaksın. Yaşıtın kadınlarla ne yaptığını bilerek sevişeceksin. Öpüşüp koklaşacaksın.  aşık olacaksın. Been de öğrencimle gurur duyacağım. Hadi kalk şu anda, banyo yapalım”         kalktık, banyoya gittik. Birlikte girdik banyoya… büyük banyo küvetinin içiinde kendi çocuğumu yıkar gibi özenle köpüklere boğdum, yıkadım. Mis gibi kokunca sabırsızlandım, biir kez da banyoda, köpüklerin arasında seviştim onunla… yeni baştan duşun altına girdik.          o kurulanıp giyinirken been de aceleyle giyinip oğlumun odasını düzelttim, yatağın çarşaflarını değiştirdim. Biiraz sonra da hakan geldi. Odaya kapandılar. Uzun biir zaman zaman geçirdiler. Been de mutfakta oyalandım, başımdan geçen şehvet dolu saatleri hatırlayarak…                                 hakan tuvalete girdiği biir sırada mutfakta sıkıştırıp dudaklarından öptüm, sarıldı bana… tekrar mahcup davranıyordu. Fısıltıyla konuşuyorduk oğlum duymasın diye…         – “hakan’ın yüzüne bakamadım gül abla, kendimi suçlu gibi hissediyorum. Dediğin gibi, en yakın arkadaşımın annesini siktim… vicdan azabı…” dedi. Şehvet sonlanmış, yeni baştan gül ablası olmuştum. Been de sevgiyle sarıldım ona,          – “sakın… bunu been istedim. Beeni hoca gibi hayalin. Uygulamalı seks öğretmeni… sen de yaşına göre baya iyiydin doğrusu… sınıfı geçtin yavrum… üzme kendini… sakın sıkıntı etme…tamam mı? ” dedim.   başını salladı,          – “peki… tamam…” dedi. Gülümseyerek öptüm tekrar,          – “biir defaya mahsus demiştim ama… ne yalan söyleyeyim, tadı damağımda kaldı doğrusu… aşkım… mola dizi haberleşelim, uğra bana… ders tekrarı yapalım. Sana güncel şeyler öğreteyim. Öğreneceğin o kaddar çook şey varr ki…”         – “ah gül abla… öyle memnun ettin ki beeni… şimdiden sabırsızlanıyorum seninle sevişebilmek içiin…”         kapıdan uğurlarken banaa bakan gözlerinde teşekkür ifadesi vardı, anlamlı anlamlı, sevgiyle bakıyordu bana… göz kırptım suç ortağıma… toy sikicimi, öğrencimi yaşamına gönderdim.          belki ileride onun da banaa öğretecek biir şeyleri olabilir. Belli mi olur? Öğrenmenin yaşı yok derler…

Yazar: editor

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir