Kızlığımı Erkek Arkadaşıma Bozdurttum

selam dostlar. Ben sena, 1. 70 uzunluğunda, dolgun ve çıkık götlü, yuvarlak memeleri olan, erkekleri basitçe etkileyebilen bir bayanım. Anlatacağım hadise erotik yaşımda, lisede okurken gerçekleşti. Okulumuzda olabildiğince yakışıklı erkekler vardı. Fakat benim en fazla ilgilendiğim, benlede en fazla ilgilenen ve sonralarda bana ilgisini açıkca söyleyen murat bir başkaydı. Murat 1. 92 uzunluğunda, omuzları büyük, spor yaptığı maksadıyla kaslı bir bedeni olan, dudak ısırtacak derecede yakışıklı bir erkekti. Onunla tanışalı 2 ay olmuştu ve bizim aramızda güzel bir muhabbet oluşmuştu. Beni sınıftan alır, beraber bahçeye çıkardık. Beraber sigara içerdik.
bir haftasonu arkadaşlarla buluşacaktık ve muratta gelecekti. Beraber bir kafeye gittik sohbet muhabbet derken yanıma sokuldu ve elini omzuma attı. Bende nazikçe kendimi ona gerçek bastırdım. Bir zaman öyle oturduk. Sonra yavaşça elimi tuttu ve kulağıma “sevgilim olur musun prenses? ” diye fısıldadı. O zamanda dünyalar benim olmuştu. Ben de onun kulağına uzandım ve sessizce, “evet! ” dedim. Bundan sonra bahçede, koridorda, kantinde hep el eleydik. Ilişkimizin 8. Ayında ilk kez öpüşmüştük. Fakat ne öpüşme !
tekrar parkın tenha olduğu bir saatte yan yana oturuyor, birbirimiz öpüyor, okşuyor, bir yandanda sohbet ediyorduk. Sonra murat beni hafifçe belimden tutarak kucağına oturttu. Yarrağı full olarak amımın altındaydı ve taş gibiydi. Hissedebiliyordum. Sonra yavaşça işaret parmağıyla çenemi yukarı ittirip yüzümü yüzünün hizasına getirdi. Kulak mememi öptü ve “seni istiyorum prenses! ” diye fısıldadı. Sonra yavaşça dudaklarını dudaklarıma değdirdi. Benim karşılık verdiğimi gönce hafifçe dudaklarımı öpmeye başladı. Ben de onu öpüyordum. Bir eli belimde, bir eli ise kalçamdaydı. Hafifçe okşuyordu. Benimse bir elim göğsünde, başka elimse saçlarındaydı. Dudaklarımı vakumluyor, dilini atğzıma sokuyor, beni delirtiyordu. Dillerimiz resmen birbirini sömürüyordu. Soluk nefese kalmıştık. Başımı omzuna yaslamış nefesimin düzene girmesini bekliyordum. Murat ise bana iltifatlar ediyor, saçlarımı okşuyordu.
aradan bir hafta geçmişti murat beni evlerine davet etti. Aileme, bir kadın arkadaşımda kalacağımı söyleyerek, sanki uçarak murat’ın yuvasına gittim. Yaz mevsiminde olduğumuz maksadıyla altıma mini şort, üstüme askılı üzerime 1 vücut geniş gelen bir tişört giymiştim. Içime al bir tanga giymiştim, sütyen takmamıştım. Hafif makyaj yapmış, al bi ruj sürmüştüm. Saçlarımı aleni bırakmıştım. Ayağıma da vanslarımı giydiğimde full bir afet olmuştum. Derhal murat’a gittim. Hoş bir aş hazırlamış masayı kurmuş, iki adet mumyakmıştı. Fazla romantic bir ambiyanstı. Derhal yanıma geldi ve sarıldı. Fazla güzel bir parfüm sıkmıştı. Kokusu beni benden alıyordu. Sonra yavaşça beni kalçalarımdan tutarak kaldırdı ve şehvetle öpmeye başladım. Bense kendimi kaybetmiş çılgın gibi inliyordum ve sırtını okşuyordum. Sonra yavaşça kucağından indirdi beni ve “hadi aş yiyelim! ” dedi. Güle eğlene yemeklerimizi yedik, birazda içtik.
dvd’ye bir romantic güldürü çeşidinde sinema koydu, gözlemeye başladık. Başını memelerime yaslamıştı, bense saçlarını okşuyordum. Sonra bacaklarımı okşamaya başladı. Bu beni çıldırtıyordu. Birden bana gerçek döndü ve ben de mecburen kanepeye uzandım. Şu anda büsbütün üstümdeydi. Vücudunun her numarasını hissedebiliyordum. Sonra dudaklarıma yapıştı. Adeta yaşamı buna bağlıymışcasına vakumluyordu. Elleri kalçalarımda doğruldu ve beni kucaklayıp döşek odasına götürdü. Beni yavaşça yatağa bıraktı ve yeni baştan üstüme çıktı. Dudaklarımı yeni baştan sömürmeye başladı. O kadar fazla haz alıyordum ki, sanki uçuyordum. O kaslı ve kusursuz vücudun altında yalnızca kıvranabiliyordum.
askılı tişörtümü çıkardı ve asla vakit kaybetmeden memelerime yumuldu. Bense o zamana kadar asla tatmadığım bir hazzı tadıyordum. Meme uçlarımı vakumluyor, ısırıyor, vakit vakit tamamını ağzına almaya çalışıyor, alt yuvarlağını ısırıyor, beni sanki uçuruyordu. Sonra şortumla beraber tangamı da indirdi. Derhal vajinama yumuldu. Amımın ıslak olmasına aldırış etmeden çılgınca yalıyordu. Bense kafası vajinama bastırıp, delice inleyebiliyordum yalnızca. Dilini amımın içine sokuyor, klitorisimle oynuyordu. Ve ben kasıla kasıla, çığlıklarla orgazm oldum. Murat ise orgazm olmama aldırış etmeden halen daha vajinamı yalıyordu. Fazla geçmeden yeni baştan orgazm oldum. Başını amımdan kaldırdığında yüzünde tutkuyla dağınık fazla tatlı bir gülümse vardı. Derhal kalktım udaklarına yapıştım…
dudaklarımız ayrıldığı gibi onun boynunu, göğsünü yalaya yalaya aşağıya indim. Pantolonunun fermuarını indirdim, sonra da boxerını. Ve işte beni göklere uçuran murat’ın yarağı gözlerimin önündeydi. Bileğimden daha sert, uzun, olabildiğince heybetli ve damarlıydı. Başını pespembeydi. Ellerini kalçlarıma attı ve “şimdi dizi sende prenses! ” dedi. Daha evvel asla sakso çekmemiştim, fakat porno filmlerde fazla izlemiştim. Murat’ın yarağının başını anca ağzıma sığıyordu. Bir elimle taşaklarıyla oynuyordum, başka elimle yarağına 31 çektiriyodum. Hemde yarağını çılgın gibi vakumluyordum. Ben emdikçe esasen dev gibi olan yarağı dahada büyüyordu. Emdikçe sıvıları geliyordu, fazla tatlıydılar. Hepsini vakumluyordum.
nihayetinde, “yeterli! ” dedi ve beni omuzlarımdan iterek yatağa yatırdı. Kulak memelerimi vakumlamaya başladı, o sıradada memelrimi okşuyordu. Sonra boynuma gerçek indi. Ben bundan sonra sabırsızlanıyordum. Vajinam yanıyordu. “sik beni aşkım, sik beni murat. Erkeğim! ” diye inliyordum. Üzerime uzandı, “bakire misin sevgilim? ” diye sordu. “evet, fakat bekaretimi sen kırmızı istiyorum, senin kızın olmak istiyorum! ” dedim. Yavaşça kalktı, odadan çıktı. Geldiğinde elinde peçeteler vardı, “bunlara ihtiyacımız olacak! ” dedi ve gülümsedi. Aman tanrım o kadar seksiydi ki !
üzerime çıktı, bacaklarımı ayırdı ve yarağını vajinama hizaladı. Yavaşça sokmaya başladı. Başı girdiğinde adeta dünyam başıma yıkılmıştı. O kadar canım yanıyordu ki, o an attığım feryat hala kulaklarımda. Bir zaman öyle bekledi. O sırada kulak memelerimi vakumluyor, memelrimi okşuyordu. “zor kısmı bitti birtanem, başını girdi. Bundan sonra sen de haz alıcaksın! ” diye fısıldıyordu. Sonra yavaşça dahada girmeye başladı. Tanrım o nasıl bir acıydı, adeta içimi yarıyordu. Nihayetinde tamamı içimdeydi ve içimi büsbütün doldurmuştu. Rahim duvarımı zorluyordu. Eğildi ve memelrimi vakumlamaya başladı. Sonra uzanıp peçeteleri aldı ve yavaşça sikini çıkardı. O an amımdan bir miktar kan aktı.
sonra yavaşça yeni baştan soktu. Hareketlerinde beni incitmemeye, özellikle haz almama fazla ehemmiyet veriyordu. Hızlanmaya başladığında bundan sonra acının yerini haz almıştı. Müthiş haz alıyordum. Sonra pozisyon değiştirdik ve murat bacaklarımı göğsüne alıp vajinama kökledi. Ilk seferki gibi yavaş davranmıyodu. Adeta bir tren pistonu gibi gidip geliyordu. Ve benim bedenimi bir titreme sardı. Orgazm olmuştum. Zangır zangır titriyor, durmadan kasılıyordum. Muratsa durmak bilmiyordu. En az yarım saat beni o pozisyonda becerdi. Kaç kez orgazm olduğumu hatırlamıyorum bile.
sonra o sırtüstü yattı ve benim üzerine çıkmamı istedi. Derhal çıktım. Yarağı sert olduğu maksadıyla basitçe alamıyordum. Resmen amımın duvarları yırtılıyordu. Yavaş yavaş oturup kalkarak yarısını aldım. O damarlı kalın yarak beni kendimden geçirmişti. Ani büsbütün oturdum üzerine ve derin bir, “ohhhh! ” çektim. Muratsa uzunca nefesini verdi. Benim devinim etmeye başladığımda muratta boş durmuyor memelrimi yoğuruyordu. Aman tanrım! Memelrimi okşamasının etkisiyle sarsıla sarsıla orgazm oldum ve üstüne bıraktım kendimi. O ise durur mu? Alttan sikmeye başladı, beni tekrar zevkin doruklarına çıkarıyordu. Hem pompalıyor, hem benle öpüşüyor, hemde bedenimi okşuyordu. “mükemmelsin! Harikasın! ” gibi şeyler söylüyordu.
sonra beni yan yatırdı ve öyle pompalamaya başladı. Tanrım, en az bir buçuk saattir sikişiyorduk ve ben orgazmlarımın sayısını unutmuştum. Halbuki muratta ne bir kasılma, ne bir duraksama. Kaşık pozisyonunda da yarım saate yakın birlikte olduk. Bundan sonra dermanım kalmamıştı. Bacak kaslarım kasılmaktan yorulmuştu. Son orgazmımı olduktan sonra ona, “aşkım ne olur bundan sonra boşal. Inan fazla yoruldum, bayılacağım! ” dedim. O ise, “peki kızım! ” dedi ve misyoner olduk. Hızla gidip gelmeye başladı. Yarağı o kadar şişmiş ve uzamıştı ki, resmen kolum kadar olmuştu. Bense o zamanda bunları düşünemiyor, yalnızca içimdeki kalın yarağın hazzını çıkarıyordum. Beş-altı dakika daha gidip geldikten sonra ben son orgazmımı olurken, o da amımdan çıktı ve memelerime ve birazda göbeğime fışkırdı. Fakat ne fışkırma! Dölleri en az yarım çay bardağını doldururdu. Sonra yanıma yığıldı.
bir zaman nefesimizin düzene girmesini bekledik. Sonra bana gerçek döndü ve dudaklarımdan öptü. “harikasın birtanem. Keşke seni daha evvel sikseydim! ” dedi ve dudaklarıma ufak bir öpücük kondurdu. Döşek benim vajina sularım ve tükürüklerle dolmuştu. Çarşafsa kaymıştı. Bu kadar çılgınca sikiştiğimizin farkında değildim. Beni kucağına aldı ve “hadi banyo yapalım! ” dedi. Beni kollarında banyoya gçtürdü. Evvel o beni yıkadı, sonra ben onu yıkadım. Sonrasında çarşafları değiştirdik ve çırılçıplak birbirimize sarılarak uyuduk. Uyuduğumuzda esasen saat 05:30 idi.
sabah kalktığımda yanım boştu. Şortumu ve askılımı giydim. Bir baktım ki sevgilim bana kahvaltı hazırlıyor. Gelde böyle bir sevgiliyi sevme! Murat ile halen daha devam eden hoş bir ilişkimiz var. O şu zamanda anadolu üniversitesi’nde okuyor. Ve bir aksilik olmazsa, yıla ben de onun okuduğu bölüme gideceğim.

Yazar: editor

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir