Gönül Ve Tolga

Selam, ben gönül; umarım beni hatırladınız bundan evvelde kardeşim tolga ile oynadığımız üst üste binmece oyununu anlatmıştım size. Kardeşimle bu oyunumuz fazla uzun vakit ve farklı şekillerde devam ettik. Sizlerden de doğru anılar geldikçe bunları yazmaya devam edeceğim. Bu oyunu ilk kez oynamamızdan sonra 10 gün kadar geçmişti. Annem üsküdar da oturan bir akrabamıza gitmiş, kardeşim aokuldan gelince ona aş düzenleme işi bana verilmişti. Tolga okuldan geldikten sonra mutfağa geçip masaya oturdu ben hem aş hazırlıyor hem de onu lafa tutuyordum. Görüşme şöyleydi:
-ben: ee naber? Bugün dersin çokmu ?
-tolga: hayır abla bugün dersim yok. Yemekten sonra top oynamaya gideceğim.
-ben: sen bilirsin. Bende evde kalırsan tekrar o oyundan oynayacağımızı düşünmüştüm.
-tolga: tekrar yenerim fakat seni biliyorsun.
-ben: asla belli olmaz bu sefer seni ben yeneceğim. Iddialıyım.
pek önemsemiyor gözüküyor ma bir yandan da onu cesaretlendirmeye çalışıyordum.
-tolga: tamam o vakit gitmem topa görürüz kim bazı yenecek.
tolga ya yemeğini koyduktan sonra derhal odama geçtim. Ve o yemeğini yerken hazırlanmaya başladı. Elim ayağım titriyordu. Üzerimde hala duran mektep etekliğimi çıkarmadan içimdeki külodu çıkardım ve mutfağa arka döndüm.
-ben: haydi bakalım. Yemeğin bittiyse başlayalım da göreyim seni.
-tolga: tamam o vakit haydi.
beraberce odama gittik. Bu sefer sen altta olacaksın dedim. Haydi bakalım yat dedim. Bir yandan da tülleri ve sert perdeleri kapatmıştım. Içerisi neredeyse karanlık olmuştu. Tolga ya baktığımda mektep ceketi ve pantolonu ile yatakta uzandığını gördüm. Kızarak, bak tolga, şayet oynamak istemiyorsan oynamayalım. Ben seni zorlamıyorum. Dedim
-tolga: ne olduki abla ?
-ben: ne o üzerindekiler? Geçen sefer böylemi oynamıştık? Hile yapıyorsun ama… hepsini çıkaracaksan menfaat, aksi halde kalk git arkadaşlarınla top oyna. Asla minnet etmez gibi gözüküyordum…
-tolga: tamam abla ne bağırıyorsun? Fakat annem falan gelmez mi ?
-ben: hayır gelmez. Gelme ihtimali olsa ben sana söylemem değil mi ?
soyunurken utanacağını düşünerek ” sen üzerindekileri menfaat ben banyoya gidip geliyorum” dedim. 2-3 dakika sonra geldiğimde gözlerime inanamadım. Tolga çırılçıplak yatağın üstüne uzanmış, erkekliği bir abide gibi dimdik tavana bakıyordu. O an saldırın yalamamak, emmemek maksadıyla kendimi zor tuttum… yatağın üstüne çıktım. Etekliğimi belime gerçek toplayıp, bacaklarımı iki yana acarak üstüne oturdum. Sımsıcak ve taş gibi erkekliği kalçalarımın arasına sıkışmıştı. Bakire olduğuma başkaldırı ettim o an. Hazla önüme skardım fakat bakireliğimi kocama saklamaya kararlıydım. Tüm ağırlığımı erkekliğinin üstüne verdim. Kalçalarımı sağa sola kıvırıyor bastırıyor oynatıyordum. Canını yakmaya çalışıyordum. Ve istediğimde becerili oldum. Yüzünde ki ifadeyi görünce “acıyor mu? ” diye sordum. Kafası evet anlamında salladı. Bunun üstüne kendimi biraz öne eğip, elimi yandan kalçalarımın arasına uzattım ve erkekliğini dibinden tutup geri deliğime hizaladım. Ve yavaş yavaş kendimi bastırmaya başladım. Fakat bir noktadan sonra erkekliği eğiliyor girmiyordu. Fazla kuruydu. Ben hala bunun bir oyun olduğunu savunurcasına tolgaya ” bak şu anda seni nasıl yeneceğim göreceksin dedim. Ne yaparsam yapayım sesini çıkarmayacaksın ve gözlerini açmayacaksın tamamı dedim. Tamam dedi. Oturduğum kasıklarından doğrularak aşağıya gerçek indim. Yaşına göre fazlasıyla geniş ve kocaman olan yarrağı gözlerimin önündeydi. Dilimi usulca başına değdirdim. O an tolga nın vücudunda bir irkilme hissettim. Bir daha değdirdim. 1-2 saniye durup, dilimi çevresinde bir devir dolaştırdım. Sonra dudaklarımı aralayıp yalnızca kafa kısmını ağzıma soktum. Bir yandan da gözlerim onda hareketlerini takip ediyordum. Usulca vakumlamaya başlamıştım. Hem vakumluyor hem dilimi çevresinde çeviriyordum. Sebep sonra ağzımı sonuna kadar açarak ve tüm gücümle içime çekip emerek kasıklarına kadar ağzıma soktum. Tolga elinde olmayarak derin bir ohhhh çekti. Derhal yukarı gerçek çıktım. Kafa tarafına gelince dilimi 2-3 devir döndürüp yeni baştan dibine kadar emerek indim. Bundan sonra bu şekilde ki hareketlerimi hızlandırmış, erkek kardeşime remen saksafon çekiyordum. Ağzımda sakso çekme şapırtılarının çıkmasına pürüz olamıyordum. Öyle güzeldi ki doyamıyordum. Koparmak aş yutmak geliyordu içimden. Bu emmem asla bitmesin istiyordum. Fakat bu bitmesse nasıl içime girecek diye düşündüm. Işte o an beynimde şimşek çaktı. Tolga ağzımdayken biride içimde olsa! !! Kafa tarafına gelen damlacıklardan yaklaşmış olduğunu anladığımda son hamlemi yaparken bolca tükürük bıraktım çevresinde ve doğrulurken elimi de tükürükleyip arkamı bolca ıslattım. Arkam erkek kardeşime hazırdı bundan sonra. Tolga nın gözleri hala kapalı derin derin soluyordu. Tekrardan üstüne ayrılıp yarrağını arkama hizaladım ve belimi daha da geriye çıkarark yavaş yavaş onu içime almaya başladım. Milim milim derken bir kütük gibi büsbütün içime yerleştirdim. Dibini bulmuştu. Fakat ben de onun dibini bulmuştum. Kasıklarını hissediyordum bundan sonra. Biraz soluklandım ve başladım yavaşça inip kalkmaya. Tolga nın soluk alıp vermeleri sıklaşıyordu. Ben de soluk nefeseydim. Üstüne eğilip kulağına ” nasıl gidiyor hoş bir oyun değil mi? ” dedim. Kafası sallamaktan diğer yanıt veremedi. Haz aldığım kadar canımda yanıyordu. Bir elimle de bakireliğimi okşuyordum. Gelmek üzereydim. Onunda akıtmasını istiyordum bundan sonra. Bir elimide arkama götürüp yumurtalıklarını okşamaya başladım. Işte o an kasıldı ve içime bir şey resmen çarptı. Boşalıyordu. Felaket fışkırıyordu. Yemin ederim adeta her fışkırmasını boğazımda hissediyordum. Oluk oluk akıtıyordu arkama. Ben de o sırada sarsıla sarsıla boşaldım. Müthişti… kulağına eğilip şunları söyledim” nasil fakat? Seni yeneceimi söylemiştim deil mi? Hem yalnızca seni deil, ayni zamanda senden diğer arkadaşlarin engin, tayfun ve cengiz i bile yenerim… “hepinize hoş günler… sizlerden de doğru öyküler geldikçe yazılarım devam edecek…

Yazar: editor

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir