Eşimin arkadaşı ile grup yaptık

Selam ben toy bir bayanım eşim ile evlenmeden evvel aynı meslek yerinde çalışıyorduk. Uzun olmayan zaman içinde birbirimize ısındık ve içten olduk. Meslek çıkışı yemeğe sinemaya neşeye gitmek nerdeyse rutin duruma gelmişti. Bir zaman sonra da ilişkimiz ciddiye bindi ve dünya evine girdik. Ben hem sarı saçlı mavi gözlü hem de biraz flörtöz karakterim nedeniyle ortaokuldan beri erkeklerin ilgisinin üzerimde olmasına alışkındım. Fakat işin doğruyu şu ki gösterip de vermeyen cinslerdendim. Bir iki sevgilimle yatağa kadar gitmiş fakat kilodumu çıkarmalarına lisans vermemiştim. Çocukça sürtüşmeleri bilirsiniz. Bunun ilerisi asla olmamıştı. Kısacası evlendiğimizde bakireydim. Eşim bakire olduğumu öğrendiğinde fazla şaşırdı. Ben de onun şaşırmasına şaşırdım. Sebep böyle düşündüğünü sordum. Ne bileyim etrafın hayranlarınla doluydu ve sen nerdeyse herkese kırıtıyordun. Porno izle. En azından birkaç hayranınla birlikte olmuşsundur diye düşünmüştüm dedi. Tayfun evlilik, sadakat, kıskançlık gibi mevzularda fazla aleni fikirli biriydi. Açıkçası ben bu güne kadar şahsına bu kadar güvenen, rahat bir erkek görmemiştim ve olabileceğine de inanmazdım. Bana erkeklerin ağzının suyunu akıta akıta bakmalarından rahatsız olmaz, mini eteğime, dekolteme karışmaz hatta giy sana fazla yakışıyor derdi. Balayımızda antalya’da beş yıldızlı tatil köyünde tüm yabancı hanımlar üstsüz güneşleniyordu. Ne hoş asla bikini izi olmuyoromuzlarında diye onlara imreniyordum fakat üstümü çıkarmaya cesaretim yoktu. Tayfun istersen sen de çıkarabilirsin demesine karşın çıkarmadım. Yetişme tarzı işte. Istiyordum fakat çıkaramıyordum. Içimde bir şey beni engelliyordu. Nihayetinde tayfun nerdeyse zorla üstümü çıkardı. Fakat huzursuzdum. Yüzüme geniş hasır şapkayı kapadım. Ve öyle güneşlenmeye devam ettim. Lakin bir iki gün sonra vaziyeti kanıksadım ve plajda üstsüz bir şekilde salına salına dolaşmaya başladım. Meşrubat bir şey almak maksadıyla bara gittiğimde bardaki erkeklerin memelerime ağızlarının sulanarak bakmaları enikonu hoşuma gitmeye başlamıştı. Ve hayatımın arka kalanında bir daha bikini üstümü giymedim. Tayfun fazla disiplinli, çalışkan ve işinde becerili bir elemandı. Uzun olmayan zaman içinde yükselmeye başladı ve bir diğer firmadan fazla dolgun maaşlı öneri gelince oraya geçti. Bundan sonra değişik işyerlerindeydik fakat benim işyerim tayfun’un önceki meslek yeri olduğu maksadıyla herkesi tanıyordu ve genelde müşterek arkadaşlarımız ile görüşüyorduk. O sıralarda yavası bizim sokakta olduğu maksadıyla en sık görüştüğüm şahıs berrin idi. Kimi akşamlar bizde kaldığı bile olurdu. . Nişanlıydı. Nişanlısı fazla yakışıklı karizmatik ve kendi işini yapan bolca nakit kazanan biriydi. Bir zaman sonra evlendiler ve bizim sokakta oturmaya devam ettiler. Bundan sonra ailecek görüşür olmuştuk. Tayfun güncel işinde fazla sık vatan dışına meslek seyahatine gider olmuştu. Yine bu seyahatlerinden birinde gece üstü kapı çaldı. Gelen berrin’in eşi mustafa idi. Birbirimize çat kapı gidip gelen kişiler olduğumuz maksadıyla gayet doğallıkla içeri buyur ettim. Tayfun’u sordu. Seyahatte dedim. Aaa desene ikimiz de kimsesiz kaldık. Berrin de annesine geçti bu akşam orda yatacak dedi. Bir şişe şampanya açtık. Pislik şurubu ile pislik royale yaptım. Içip muhabbete başladık. Şampanya ikimizin de dilini çözmüştü. Konudan mevzuya atlıyor sohbet derinleştikçe derinleşiyordu. Bir mola ikimiz de sustuk. Derin bir sessizlik oldu. Gözgöze geldiğimizde asla beklemediğim bir şekilde mustafa uzanıp dudaklarımdan öpmeye başladı. Donup kalmıştım. Hararetle öpüyordu. Karşılık vermiyordum fakat elimle de itmemiştim. Sanki taş kesilmiştim. Benim tepki vermemem mustafayı cesaretlendirmiş olmalı ki bir eliyle başımı tutup dudaklarına daha çok bastırmaya başladı. Ben gayri ihtiyari öpücüğüne yanıt vermeye başladım. Ve mustafa daha da ateşlendi. Soluk nefese öpüşüyorduk ve mustafanın elleri sırtımda boynumda kalçalarımda dolaşıyordu. Kuvvetli kollarıyla beni güzelce kendisine çekmişti. Zor soluk alıyordum. Pantalonunun önündeki sertliği hissediyordum. Sırılsıklam olmuştum. Öyle ki sıvılarım bacaklarımın arasından sızmaya başlamıştı. Bir mola elini bluzumdan sokup memelerime buluşunca kendime geldim. Ve elini tutup dur gerçekleştirme dedim ve nazikçe ittim. Durdu. Gözlerimin içine bakmaya başladı. Utandım. Hadi bırak elimi diye fısıldadı. Hayır olmaz diye dayanıyordum. Elini eteğimin altından sokup oraya uzandı. Elini tutup pürüz olmaya çalıştım fakat ıslaklığa dokunmasına pürüz olamadım. Bak sen de fazla istiyorsun dedi. Ben kendimi kasmış olmaz diye diretiyordum. Fakat giderek direncimin azalmaya başladığının da farkındaydım. Öylece bir zaman hareketsiz kaldık. Yavaş yavaş saçlarımı okşuyor ve beni ikna etmeye uğraşıyordu. Başım dönüyordu. Nefeslerimiz düzelmiş biraz sakinleşmiştik ki birden yeni baştan dudaklarıma yapıştı. Bu defa onu zapt edemiyordum. Bütün direnmelerime karşın bluzumu çıkarmıştı bile. Ve eli bundan sonra bacak aramdaydı ve dizlerim titremekten beni taşıyamaz olmuştu. Son direncim de kırılınca kollarına yığılıp kaldım. Mustafa da bu hatıra bekliyor olmalıymış ki beni kucakladığı gibi yatağa götürdü ve sevişmeye başladık. Bir çırpıda hem beni soymuş hem de kendini soymuştu. Çırılçıplaktık. Hem fazla istiyor hem hala güçsüzce dayanıyordum. Bacaklarımı açıp dimdik malafatını orama dayayınca kalbim yerinden çıkacak gibi olmuştu. Bacaklarımı öyle geniş bir güçle kasıyordum ki daha çok ilerleyemiyordu. Bir zaman sonra direncim kalmadı ve bacaklarım gevşedi. Ve gevşemesiyle beraber içime taa dibine kadar giriverdi ve o zamanda hazdan iri bir feryat attım. Komşular kati duymuştur. Sonrasında bundan sonra olayın akışına kaptırmıştım. Ikimiz de feryat çığlığa orgazm olduğumuzda yatağa yığıldık. Bundan sonra beynim uyuşmuş gibiydi. O akşam sabaha kadar defalarca seks yaptık. Ve gün doğarken gitti mustafa. Neyse ki hafta sonuydu ve erken kalkmam gerekmiyordu. Öylece öğlene kadar uyumuşum. Uyanıp kendime geldiğimde hala şaşkındım. Aklım başıma gelmeye başlamıştı. Telaşla yataktan fırladım. Akşama seyahatten eşim gelecekti. Döşek odası salon her şey darmadağınıktı. En fenası benim aklım, ruhum, düşüncelerim, duygularım darmadağınıktı. Telaşla işe giriştim. Her yeri delicesine temizleyip toplamaya başladım. Bütün çarşafları giysileri ne varsa çamaşır makinesine attım. Bütün delilleri yok etmeye çalışıyordum. Sonra duşa girip kendimi defalarca keseledim. Giyinip kuşanıp eşimi beklemeye başladım. Eşim her zamanki gibi seyahatten bana bir dolu hediyelerle gelmişti. Onu fazla seviyordum ve yaptığımdan fazla pişmandım. Bu gerginlikle olacak berrin ile sudan bir sebeple tartıştık ve küstük. Belki içgüdüsel olarak bir önlem almıştım bilmiyorum. Küslük nedeniyle bundan sonra görüşmez olmuştuk. Tayfun o yılki ikramiyesini alınca kendimize bir yuva aldık ve oraya taşındık. Birkaç ay sonra ilk çocuğuma gebe kaldım ve işten ayrıldım. Doğumdan sonra tayfun işe dönmene gerek yok benim kazancım yetiyor fakat karar senin deyince ne yalan söyleyim işe dönesim yoktu ve kabul ettim. Bundan sonra çocuğumun annesi ve yuva bayanı olmuştum. Tayfun iyi kazanıyor bana ve çocuğuna gözünün içi gibi bakıyordu. Hediyelerle şımartıyordu. Her şey o kadar harikaydı ki. Bir gün yatakta bana çevresinde sana hayran o kadar erkek var, asla içinden biri ile birlikte olmak isteği geçmedi mi? Diye sorunca sarsıldım. Aksi halde o 3 sene evvel başımdan geçen şeyi mi öğrenmişti ve ağzımı arıyordu. Şiddetle hayır dedim. Bu soru beni fazla tedirgin etmişti. Mevzu ne vakit açılsa suçluluk kompleksi içinde eşimi tersliyor ve konuyu kapattırıyordum. Zamanla kuşkularımın yersiz olduğunu anladım. Tayfun yatakta sevişirken bu konuyu açıyor benim diğer erkeklerle sevişmemi hayal ettiğini söylüyordu. Bundan sonra sesimi çıkarmaz olmuştum fakat asla de ikna olmuş görünmüyordum. Aslında benim de hoşuma gidiyordu fakat fantezi olarak tamam da meslek gerçeğe dökülünce her şey değişir diyordum içimden. Tertipli olarak gittiğim kapalı yüzme havuzundaki masör toy işinin ehli biriydi. Parmakları sanki büyülü gibiydi. Uzun olmayan sürede gerginliği alıyor gevşetebiliyordu. O gün yine yüzdükten sonra masaja geçtiğimde aklımda bir akşam eski tayfunla olan fantezi dolu seksi sevişmemiz vardı. Masaj sehpasında mayışmış bir şekilde bunları düşünürken masör her zamanki gibi maharetli elleriyle beni daha da mayıştırıyordu. Kendimi sanki ellerine teslim etmiştim. Elleri hassas yerlerime yaklaştığında ürperiyordum ve eminim bu masörün dikkatinden kaçmıyordu. Ben de kendimi koyuvermiş sıkmıyordum. Bu vaziyet masöre cesaret vermiş olmalı ki daha cüretkar olmaya başladı. Yine hiçbir tepki vermedim fakat elleri vücudumun o bölgelerine yaklaştığında haz ile titriyordu. Ve ben de buna pürüz olmaya kalkmıyordum. Nihayetinde masör açık bir şekilde beni okşamaya bacaklarımın arasındaki ıslaklığı ellemeye başladı. Soluğumu tutmuş asla sesimi çıkarmıyordum fakat maharetli parmakları klitorisimde dolaştıkça sehpada haz içinde kıvranıyordum. Bir zaman böyle devam etti. Ve ben elimi uzatıp masörün önündeki sertliği avuçlayınca bunu bir işaret olarak algılayıp bir hamlede üstüme çıktı ve içime girdi. Soluğumu fazla tutmama karşın haz iniltisi çıkarmama pürüz olamadım. Dışarıdakiler kati duymuştur. Fakat o an umurumda değildi. Hızla ve hırsa beni beceriyordu. Fazla uzun olmayan zaman içinde ikimiz de soluk nefese boşaldık. Ben masöre dönüp hadi git aksi halde basılacağız dedim ve kendimi duşa attım. Bu olanlardan tayfun’a asla bahsetmedim. Bir bahaneyle havuzu bıraktım. Bu durumun bir alışkanlık haline gelmesini istemiyordum. Kocamı ailemi fazla seviyorum. . Ve yaptıklarıma kendim bile inanamıyordum. Bir daha böyle şeyler yapmamaya yemin ettim. Tayfun nerdeyse her sevişmemizde fantezisini naklediyor seksi dakikalar geçiriyorduk. Fakat vakit içinde yeminimi tutamadım ve benzeri şeyler bir iki erkek ile daha oldu. Vakit vakit masörle de buluşuyordum. En azından onun bir tehlike yaratmayacağını düşünüyordum belki de. Fakat bunların hiçbirinden eşime laf etmedim. Tayfun’un fantezimizi gerçekleştirelim ısrarlarına hayır diyor fantezi olarak kalsın diyordum. 7 sene böyle geçti… bir gün tayfun’un okuldan en iyi dostu bizim şehrimize bir meslek görüşmesi maksadıyla gelecekti. Asla tanımıyordum fakat tayfun hep bahsederdi. Içtikleri su ayrı gitmezmiş. Gençliklerinde her şeyi paylaşmışlar. En yakın arkadaşıydı. Zararlı giden bir evliliği olmuş 1 yıl evvel boşanmıştı. Şayet anlaşabilirse işini değiştirecek bizim şehrimize taşınacak ve güncel bir yaşam kuracaktı. Eşim bana fazla hoş ve ateşli olmamı söylediğinde şaşırmadım. Arkadaşına ne kadar mükemmel bir bayanla evlendiğini göstermek istiyordu. Hava bölümünde karşıladığımızda dostu melih’in gözlerinden beni fazla beğendiği belli oluyordu. Esasen flörtçü bir imal var. Güle eğlene eve geldik. Dışarı yemeğe çıkacağımıza evde sohbet edelim dendi. Bir şampanya açtım. Içmeye başladık. Iki dost yıllardır görüşmedikleri maksadıyla hararetle önceki günlere dalmışlardı. Bardaklar birbiri ardına boşaldıkça hepimiz çakır afiyet olmuştuk. Bundan sonra melih memelerime bacaklarıma hayran bakışlarını kaçıramıyordu. Onun bu hali beni de gaza getirmişti ve ona hoş frikikler veriyordum. Ikinci şişeyi açtığımda aslında çoktan sarhoş olmuştuk. Bir mola kanepede tayfun hem beni okşuyor hem de bana olan aşkını ballandıra ballandıra melih’e anlatıyordu. Melih ise gözleri sanki fix olmuş şekilde bizi asla konuşmadan dinliyor tayfun’un vücudumda dolaşan elini takip ediyordu. Hem alkol hem de havadaki erotizm başımı döndürüyordu. Bu arada eşim memelerime basit ulaşabilmek maksadıyla bluzumun bir iki düğmesini açmıştı. Asla pürüz olmadım. Nefesini tutmuş bizi gözleyen melih’e bacaklarımı nazikçe açıp daha dahasını görmesine olanak tanıyordum. Nihayetinde melih “ yahu dostlar etmeyin, ben 1 senedir bekarım aylardır elime kız eli değmedi, işkence etmeyin” dedi gülerek. Eşim de ona dönüp, “ o halde niye öyle uzakta duruyorsun gel sen de katıl” deyince adeta bunu bekliyormuş gibi yerinden ok gibi fırlayıp başka yanıma oturdu ve ben daha şaşkınlığımı üzerimden atamadan ikisi ani beni öpmeye okşamaya başladılar. Hiçbir direnç göstermedim. Kendimi eşimin ve arkadaşının kollarına bıraktım. Sabaha kadar seks yaptık. Ve öylece uyuyakaldık. Sabah bacaklarımın arasında bir dilin beni sakso çekmesiyle uyandım. Melih idi. Daha uyku sersemi kendime gelememiştim fakat sırılsıklam olmuştum bile. Ve üstüme ayrılıp beni becermeye başlayınca yanımda yatan eşim de uyandı. Üçümüz de sevişmeye doyamıyorduk sanki. Bizde kaldığı o hafta sonu yataktan asla çıkmadık. Ertesi ay melih işe başlayınca şahsına yuva bulana kadar bizde kalmasına karar verdik. Ve 3 ay nerdeyse her akşam sex yapıyorduk. Evde iki erkeğin varlığına o kadar alışmıştım ki melih yuva bulup taşınınca sanki bir boşluk hissettim fakat yine de haftanın en az 1-2 günü görüşüyorduk. Tayfun meslek gezisine gittiğinde melih bizde kalıyordu. Ve 2 sene böyle yaşadık. Daha sonra melih’i şirketi vatan dışına tayin edince görüşemez olduk. Melih den sonra bir sürü erkek oldu. Bundan sonra eşimden saklı gizli da yapmama gerek kalmadığı maksadıyla gayet rahattım. Fakat bunca sene içinde şu sonuca vardım ki, bir gecelik ilişkilerin coşkusu her vakit fazla hoş fakat melih gibi tertipli görüştüğüm erkekler olmasını tercih ettim her vakit. Sanıyorum ben doğuştan tek eşliyim. Ve her vakit ne kadar şanslı bir kız olduğumu düşünürüm. Porno öykü

Yazar: editor

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir