Çoban Kızı

O vakit henüz erotik yaşındaydım. Liseyi güncel bitirmiş ve üniversiteye hazırlanıyordum. Ders çalışmaktan sıkıldığım anlarda, kırlara tarlalara gezmeye çıkardım. Ailemle birlikte köyde yasar ve çiftçilikle uğraşırdık. Tekrar bir gün tarlalarımızı gezerken ekili seker pancarinda koyun otlatılmış olduğunu gördüm. ” aman tanrım onca emeğimiz heba oldu” diye üzülüp sinirlendim. Kim yapmıştı bu pisligi acaba? Ertesi gün tufegimide yanıma alarak seker pancarı tarlasına gittim ve böğürtlenlerin arasına saklanıp beklemeye başladım. Mal canin yongasıydı, evimizin geçim kaynağıydı. Çok eklemedim bir sure sonra uzaktan duyulan koyun çanlarının sesi giderek yaklaşmaya başladı. Ve koyunlar alışık oldukları tarlaya hızla doluştular. Gözlerim çobanı aradı. O da koyunlarının kafasında onların pancarları yemesini izliyordu. Ama bu çoban bir kızdı. Evet evet bu bir kızdı. Onyedi onsekiz yaşlarında hoş yüzlü minyon bir kızdı.
fazla sinirli olmama karşın onu görünce ani sinirim geçti. Tepeden tırnağa söyle bir baktım. 160 boylarında zayıfça ama olabildiğince kocaman göğüsleri ve dolgun kalçaları vardı. Sari saçları iki orgu ile ortadan ayrılmış ve al bir yazma ile yarısı örtülü idi. Üstünde çiçek desenli önceki bir giysi ve altında tekrar çiçek desenli bir don vardı. Ani karşısında beni görünce irkildi. “seni kapkaççı seni nedir senin bu yaptığın dedim. ” “vallahi ağabey koyunları tutamadım tarlaya giriverdiler ne olur affet” dedi. ” olmaz koyunlara el koyacağım baban zararı ödeyip koyunları alsın” dedim. ”ne olur gerçekleştirme ağabey babam beni oldurur. Ne olur affet gideyim” diye ellerime sarıldı. Bu arada o kadar fazla sokulmuştu ki sanki birbirimize sarılmıştık. Aletim ani uyandı ve pantolonumu zorlamaya başladı. “benimle sevişirsen bırakırım” deyiverdim. ”yaa bir izleyen olursa. . Hem ben bakireyim. . ” dedi. “olacak canim yalnızca sevişiriz içine sokmam korkma hadii “dedim. Kafası karşısına eğdi, utancından kıpkırmızı olmuştu. ”peki öyleyse” sözü dudaklarından dökülüverdi. Elinden tuttum ve böğürtlenlerin arasına oturdum. Üstüne uzanıp dudaklarından öpmeye başladım. Heyecandanmi korkudanmi bilmem tirtir titriyordu. “sakin ol, korkma canim” diye kulağına fısıldayıp gerdanından öpmeye başladım. O da yavaş yavaş havaya girip ensemi ve saçlarımı okşamaya başladı. Elbisenin düğmelerini çözüp memelerini okşamaya başladım. Içinde sutyen yoktu ve göğüsleri mermer gibi kalın, bir o kadar da pürüzsüzdü. Bundan sonra güzelce havaya girmiş hazdan inim inim inliyordu. Elbisesini çıkartmasını söyledim. Itiraz etmeden çıkardı.
tanrım ne hoş göğüsleri vardı. Göğüs uçları coşkudan dimdik olmuştu. Evvel dilimle göğüs uçlarının etrafını sakso çektim. Inlemeleri giderek artıyordu. Memelerimi okşayıp hoyratça vakumlamaya başladım. Elimi donundan içeri sokup amini ellediğimde aminin sırılsıklam olduğunu gördüm. Orta parmağımla söyle bir yokladım, fazla dardı ve parmağım girmiyordu. Donunu çıkartmama asla tepki göstermedi. Adeta oda hazdan uyuşup sarhoş olmuştu. Kılları henüz full çıkmamış çıkan kıllarda güncel temizlenmiş sert diş dudakları olan küçücük kutu önümde sere serpe yatıyordu. Bu görüntü çılgın olmama yetmişti. Aletim adeta pantolonumu delip çıkacaktı. Dayanamayıp pantolonumu çıkardım. Erotik cm. Uzunluğu ve 6. 5 cm kalınlığı olan iri kut baslı mermer gibi kalın, damarlı aletim adeta patlayacaktı. O ufak kutuya sürtmeye başladım. Kadın çılgın oluyor kafası iki yana sallayıp hazdan inliyordu. Sert dudaklar arasına yerleşmeye çalışan koca yarak adeta şeftaliyi ikiye ayıran bir bıçak gibiydi. Ben kutuya girmek maksadıyla zorluyor oda bacaklarını belime dolamış bana oldukça yardim ediyordu. Bu gayretle malafatımın başını içeriye girmişti. Bundan sonra 2-3 cm. Kadar içindeydim. Öylesine gidip gelmeye başlamıştım. Kadın altımda deliriyordu. Ama bir turlu içine full giremiyordum. Nihayetinde dayanamayıp bir volkan gibi patlarcasına boşaldım. Kadın o zamanda adeta bir rüyadan uyanmış ve korkunç bir feryat atmıştı. Derhal üzerinden çekildim. Yarrağımın dışarı cikmasiyle birlikte o ufak kutudan kan yürümüştü. Bacaklarından kanlar sızıyor, amcigi meni ve kan bulaşığı içinde berbat görünüyordu. Iste o zamanda benimde aklim başıma geldi. ” tanrım ne yaptım ben? ” dedim. Korkarak ona baktım. Yerde bulduğu kirli bir bez parçasıyla temizlenmeye uğraşıyordu. ” ben ben o…özür dilerim dedim. ” o gözlerimin içine baktı ve bundan sonra faydasız “dedi. Gözlerinden yaslar tesbih tanesi gibi dökülüyordu. Giyindi, koyunlarını topladı ve surdu. Arkasından “hey! Adin” dedim” adin neydi senin “. Dondu buruk bir gülümsemeyle çoban kız” dedi. . Bugün 38 yaşımdayım ve o günü daha dün gibi üzülerek hatırlarım…

Yazar: editor

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir