Ceyda

Her sene olduğu gibi haziran ayı gelip okullar kapandığında ayvalıkta’ki yazlığa gitmiştik. Yerleştikten sonra yemeğe oturduğumuzda komşu daireye güncel birilerinin taşındığını fark ettik. Ertesi gün annem tanışma isteğiyle güncel komşuları kahvaltıya çağrı etti. Valide, baba ve erotik yaşlarındaki kadınları kahvaltıya geldiler. Kadının adı ceyda idi. Kumral, iyice bir kızdı. Fazla az konuşuyor, düşünceli görünüyordu. Öğleden sonra kumsalda karşılaştığımızda da tekrar hüzünlü, durgun halini sürdürüyordu. Açıkçası beni de etkilemişti bu hali. Beraber kafe’ye gidip birer çay içtik. Geri arkaya iki de sigara içti. Sorularıma kaçamak yanıt veriyor, üzüntülü hali ile alakalı hiçbir sorumu yanıtlamıyordu. Neredeyse tüm geceyi onu düşünerek geçirdim.
iki gün sonra bizimkiler alışverişe gittiğinde onu balkonda düşünceli düşünceli otururken gördüm. Kahve içmeye davet ettim, kabul etti geldi. Yarım saat dereden tepeden konuştuktan sonra bira içip içmeyeceğini sordum, bir adet içebileceğini söyledi. Birer bira içtikten sonra yürüyüşe çıktık. Aslında her ikimiz de birbirimizden hoşlanmıştık. Bunu hissediyordum. Gece buluşmak üzere ayrıldık. Akşam ay ışığında kumsalda bira içerken farkında olmadan birbirimize sokulmuştuk. Nasıl olduğunu anlamadan ondan hoşlandığımı, aşık olmaya başladığımı söyleyip verdim. Yanıt vermedi fakat daha da sokuldu bana. Bu aslında beklediğim, istediğim cevaptı. Öpüşmeye ne vakit başladık hatırlamıyorum fakat bir zaman sonra ağlayarak uzaklaştı eve gerçek. Arkasından gitmek istedim fakat bundan vazgeçtim. Bundan sonra her gece buluşuyor, bira içiyor, sarılıp öpüşüyor, lakin vakit vakit gelen ağlama nöbetlerinin de etkisiyle daha ileri gitmiyorduk. Ama biranın sayısını dörde çıkardığımız bir gün tekrar ağlama nöbetlerinin arasında bana valide ve babasının doğru valide ve babası olmadığını ve bunu altı ay evvel fazla zararlı bir şekilde, babası aracılığıyla tecavüz edildikten sonra öğrendiğini anlattı. Bir saat kadar asla konuşmadan oturduk. Anlattığı hikayeden sonra kendisinden soğuduğumu düşünüyordu muhtemelen. Bense bilakis ona daha fazla bağlandığımı hissediyor fakat bunu ona söyleyemiyordum.
akşam yarısı olmuştu, kumsalda kimse kalmamıştı. Tekrar asla konuşmadan öpüşmeye başlamış, daha sonra çırılçıplak kalmıştık. Boynunu, memelerini, göbeğini öpüyor, okşuyordum. Ceyda ellerini sırtıma kenetlemiş, tırnaklarını etime geçirmişti. Kısık sesli çığlıklar atarak bana sımsıkı sarılıyor, bir yandan da “oh sevgilim, seni fazla seviyorum, daha sıkı sarıl bana” diye inliyordu. Göbeğinden aşağıya gerçek dilimle sakso çekerek inerken bir yandan da onun tepkisini ölçüyordum. Derin soluk alışından ve kasılmasından hoşlandığını anladığımda dilim klitorisini bulmuştu bile. Bundan sonra orgazm olmak üzere olduğunu fakat bu şekilde bitirmek istemediğini anladığımda klitorisini bırakarak, yeni baştan, kalınlaşmış göğüs uçlarını sakso çekmeye başladım. Ceyda bu esnada birden bir hareketle beni kumların üstünde iterek sırtüstü yatırmış, hızla kamışımı iki elinin arasına almıştı. Öylesine azmıştı ki aleti biran evvel ağzının içinde eritmek istiyor fakat bunu yapmadan evvel onu seyrederek bir zaman oyalanıyordu. Sonra iştahla ağzının içine aldı ve toy fakat iştahlı bir şekilde sakso çekmeye başladı. Bu defa ben derin derin soluk alıyor, ”oh sevgilim” diye inliyordum. Boşalmaya yaklaştığımı anladığımda kollarından çekerek kucakladım. Ceydaya sarıldım ve yavaş hareketlerle kamışımı ıslak kutusuna soktum. Bir yandan dillerimiz birbirimizin ağzında dolaşırken ritmik hareketlerle ileri arka giderek düzüyordum ceydayı. Her ikimizde fırsat bulup öpüşmeyi kestiğimizde çığlıklar atıyor, orgazma yaklaştığımızı hissediyorduk.
belki de bu hatıra bir daha asla yaşayamayacağımızı düşündüğümüzden bir yandan da orgazm anının asla gelmemesini istiyorduk. Bundan sonra dayanamayacağımı anlamıştım. ”canım, sevgilim geliyorum diye inledim. Bu sözler ceydanın orgazm olmasına yetmişti. Vücudunun her tarafı kasılıyor, tırnaklarıyla sırtımı parçalıyordu. Ben yavaş yavaş ceydanın içine boşalırken sırtımın acısını asla duymuyordum. Bir zaman asla kımıldamadan öylece kaldık. Daha eski sevişmelerimde duyduğum bir hissi bu kez asla duymadığımı fark ettim. Önceleri sevişme sonrası seviştiğim kişiye muhalif soğukluk duyar, hatta bazan nefret ederdim. Bu kez öyle olmamıştı. Ceydaya gerçekten aşık olmuştum. El ele tutuşarak çırılçıplak denize koşarken ceydanın da bana aşık olduğunu anladım.

Yazar: editor

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir