Bilal Karım Oldu

okuyacağınız öykü yaşanmış bir hikayedir.
2009 yılının temmuz ayıydı. Eskişehir’de fakülte öğrenimimin 3. Senesini devirmiş, 1 ay evvel yaz tatili maksadıyla ailemin istanbul’daki yuvasına dönmüştüm. Ateşli ve uzun yaz günleri boyunca yapacak bir şey bulamadığımdan her gün dakikalarca porno seyredip, seks öyküleri okuyup defalarca 31 çekiyordum. Üniversitedeki üç sene boyunca ceylan adlı 19 yaşında, şişman bir kızla uzun olmayan süren tek bir ilişkim olmuş, yalnızca becermek maksadıyla beraber olduğum ceylan’dan sıkılınca ayrılmıştım. Azgınlığımı bastırmak maksadıyla nakit buldukça orospulara gitmiştim. Son 1 yıldır de bir kez ankara’da iki kez eskişehir’de olmak üzere üç kez travestilerle ilişkim oldu. Ilk iki ilişkimde çekinsem de melis adlı ünlü travesti ile başımdan geçen birliktelikte koskoca penisini görünce kendimi o koca yarrağı yalamaktan alıkoyamamıştım. Başımdan geçen son ilişkinin üzerinden kısacası üç aydan çok vakit geçmiş, evimdeki odamda her bekar ve abazan türk genci gibi yarrağımı sıvazlayıp duruyordum. Sekse açtım, biriyle sevişebilmeyi delice istiyordum fakat bir orospuyla seks yapabilecek kadar param yoktu.
o uzun ve sıkıcı günlerde mahalleden arkadaşlarla yazları akşama gerçek halı alan maçları yapardık. Böyle günlerde bizler sahada futbol oynarken bazen komşumuzun oğlu bilal’i sahadan biraz uzakta ya bisiklete binerken ya da yaşıtı ve hatta akranı bile olmayan gençlarla takışırken görürdüm. Bilal sarı saçlı, 170 cm boylarda, 65 kg civarı balık etli biriydi. O zamanlar lise ikiye gidiyordu. Hem tüysüzlüğüyle hem baby face suratı ile bir kadını andırıyordu. Fiziksel yapısıyla tavır ve hareketleri da uyumluydu, yani biraz kırıktı. Onun bu yanını bilen yaşıtları onu canları sıkıldıkça arada döverlerdi. Hatta birkaçının bu çocuğa pandik attığına bilal’in de onlardan kaçıp küfrettiğine şahit olmuştum. Bilal’in annesi zeliha abla ile annem arkadaştı, zeliha bazen bize yetişir annemle sohbet ederdi. Geldiğinde oğlu bilal’i ve ufak kadını seray’ı da vakit vakit bize getirirdi. O güne dönersek, halı alan maçında kavga etmiştim, can sıkıntısıyla eve dönüyordum. Yolda bilal’i ve yanındakileri gördüm. Bilal’le aynı yaşta olan gençlar bilal’e pandik atıp kalçalarını sıkıyor, toy bunları itip küfredince de bilal’i tokatlıyorlardı. O zamana kadar bilal’in arkadaşlarından dayak yiyip, taciz edilmesiyle fazla ilgilenmemiştim fakat kafam bozulduğundan ve çatacak yer aradığımdan bilal’e sataşan itlere bir iki şaplak patlatıp, bilal’e: “sen ne şekil adamsın lan, ezdirme kendini” deyip kolundan çekerek önüme kattım. Aynı binada oturuyorduk, onlar bizden iki kat daha aşağıdaydı. Bilal apartmana girince validesinin evde olmadığını söyleyince zorunlu bize götürdüm. Bizde herkes uğraşıyordu, yuva boştu.
karnımız açtı, birlikte sandviç yedikten sonra televizyonun kafasına oturduk fakat öğle ortasında televizyonda bir bok olmadığından sıkılıp bilgisayara geçtik. Bilal pc masasına geçti, bense arkadaki çekyata oturdum. Bilal devamlı “saffet abi sağol, beni koruduğun için” diyordu. Güneş odamıza vuruyordu ve ilk defa o yoğun ışık atmosferinde bilal’in kolları ile bacaklarının şahaneliğini fark ettim. Altında dizlerinin bir karış üzerinde biten aleni mavi bir şort vardı, görebildiğim kadarıyla bacakları o kadar biçimli ve kadınsılardı ki doğrudan o bacakları bir kıza monte etseniz bir erkeğe ait olduğunu kesinlikle anlayamazdınız. Kolları da bir o kadar yumuşak ve zayıftı. Bembeyaz kollarında ve bacaklarında tek bir tüy yoktu. Kendimi engellemek istesem de bilal’i süzüp incelemeye devam ediyordum. Dudakları al ve incecikti. Incecik kaşları, yeşil küçük gözleri ve hafif bir pembemsilikte yanakları öpmek istiyordum. Evvel yavaşça öpmek istiyordum dudağının kenarından sonra çenesinin altında tutup dudaklarını öpmek istiyordum.
yarrağım kalkmıştı, kalbim de küt küt atıyordu. Kendi kendime konuşuyordum:
– oğlum saffet, sapıtma komşunun oğlu senin bu toy. Sapık mısın sen? Kadın düşüremediğin maksadıyla güzelce sapıttın. Hem bu erkek lan nasıl sikeceksin ?
– ne erkeği ulan? Karşısına gelen ellliyor bunu, esasen neresi erkeğe benziyor şunun? Sikmişlerdir bile bunu. Herkes elliyor, ben de birazdan arkasından sarılıcam buna. Kim ne yapabilir? Herkes ellemiyor mu esasen? Herkesi söylemedi de anasına beni mi söyleyecek? Esasen karı dul, ne yapabilir? Zeliha’yı da sikerim ulan.
– oğlum saffet gerçekleştirme bir anlık haz maksadıyla. Gerçekleştirme.
-sikerim anasını avradını. Istiyorum ben bu tatlı şeyi.
kafam karışıktı fakat arzularıma gem vuramıyordum. Önümde oturan annemin içten olduğu bir kızın oğluydu fakat kafamdan fena şeyler geçiyordu. Arkasından bilal’in ince, ak boynuna ve ensesinden sırtının bir bölümünü kadar çıplak olan açıklığa bakıyordum, teni mükemmel, sanki kaymak gibiydi. Bir koltuk alıp bilal’in yanına oturdum, porno siteler açmaya başladım. Adeta bu hareketlerimde uzuvlarıma buyruk beynimden değil, sikimden geliyordu. Ben porno siteleri açarken bana yeni baştan teşekkür etti, bende elimle kafası okşadım ve elimi boynundan omuzlarına gerçek yavaşça elimi bıraktım. Bedeninde gezinen elim, sıcacık ve yumuşacık teni içimdeki arzuların hızla ve coşkuyla kabarmasını sağlamıştı. Elimi çekip bir porno video açtım, bir kız vardı ve vajinasını okşuyordu monitörde. Ben de bir elimle malafatımı göstere göstere okşuyordum. Bilal’den 5-6 dakika boyunca bir devinim gelmeyince ona sen bir şeyler aç da izleyelim dedim. O da “tamam saffet abi” dedi.
porno video sitesinde bir şeyler arayıp duruyordu, açtığı ilk birkaç videoyu beğenmedim. Bedenim da yanmaya başladı, ne olursa olsun bilal’i zorlayacaktım. Şayet fazla ağlayıp zırlarsa okşayıp bırakacak fakat sound etmezse yarrağımı kalçalarına yaslayıp arasında gidip gelecektim. O tarama yaparken üzerimdeki tişort ve şortu çıkartıp, yanına yeni baştan oturdum. Bilal tarama yapmaya devam ediyordu, uzatmaya asla niyetim yoktu. Elimi saçlarına attım, nazikçe okşuyordum. Bana bakıp gülümsedi, “seni hep koruyacam bundan sonra” bilal narin ve düşük bir sound tonuyla “sağol abi” dedi. Saçlarından ensesine narin dokunuşlarla inmeye başladım, sonra elimi çekip full sırtının ortasına nazikçe yapıştırdım. “bilal kadın arkadaşın var mı? ” tekrar hafifçe” yok” dedi. Elimi tişortunun altında sokarak sırtını okşamaya devam ettim. Bilal’in soluk alıp verişleri hızlanmış, yanakları güzelce pembeleşmişti, “sikin kalkıyo mu bilal? ” bana baktı sustu. Sol elimle bu sefer ürkütmemek maksadıyla şortunun üzerinden ağır ağır sikini okşamaya başladım. 7-8 kez gidip geldikten sonra elimi şortunun içine atıp sikini tuttum, pek kalkmış gibi değildi. Bilal derhal eliyle elimi tuttu, ben elimle sikini kavramıştım, o ise ufak eliyle sikini kavrayan elimi sıkıyordu. Bilal kafası benden aksi tarafa döndürüp, gözlerini kısmıştı. Elimi tutmaya devam ediyordu. Başımı uzatıp, yanaklarını ve boynunu ufak ufak öpmeye başladım, teni o kadar taze ve çekiciydi ki öpmekten kendimi alamıyordum. Kulak memesini bile öpüyordum. Bu sırada ellerimle sırtını okşamaya devam ediyordum.
bilal’in boynunu, yanaklarını ve dudaklarının kenarını saatlerce öptüm, bilal sonlara gerçek kafası benden yana dönü ve ter içinde kalan elimden elini kaldırarak yanağımdan yavaşça tutup beni dudaklarının full ortasına gerçek çekti. Bilal’in dudaklarını aşkım diye inleyerek öpüyordum, incecik dudakları ağzımın ve dudaklarımın içinde kayboluyor, kalın ısırıklarımla dudaklarını kızartıyordum. Bilal’in haz iniltilerine, keder iniltileri de eşlik ediyordu.
yavaş yavaş ayağa kalktık, bilal koltuğu öne itip bize yer açmak maksadıyla arkasını bana dönerek koltuğu biraz ileri devam ettik. Saniyeler süren o zamanlarda altımdaki boxerı çıkarıp attım, yarrağım kıpkırmızıydı. Bilal’in koltuğu öne iterken beni azdırmak maksadıyla yetenekle kıvırdığı kalçalarına dayanamayıp şortunu ve külodunu indirerek daldım. Yarağımı bilal’in bembeyaz, tatlı, dolgun kaçlarının arasına sürtüyordum. Bilal de bana gerçek kendisini bastırdı. Coşkudan kalbim yerinden çıkacak gibiydi. Bilal süratli süratli soluk alıyor nazikçe inliyordu, aletim şişmişti. Bilal bana daha da yaslanıyordu, bir elimle evvel ak t-shirtünü yukarı sıyırdım ve elimle belinin yukarısından karnına, göğsüne ve göğüs uçlarına kadar elimle okşamaya başladım. Ikimizi de ateş basmıştı, yanıyorduk. Dayanamıyordum… bilal o 10 saniyelik sürede arkasına bakmadı. Bense çırılçıplaktım. Coşkumu, azgınlığımı zapt edemiyordum o zamanlarda. Dünya batsa, rezalet çıksa, sonu mahkemede bitse bile bilal’i bağırta bağırta sikecektim. Bilal’i kendime çekip yüzünü bana dönmesini sağladım. Umarım suratım vahşi bir hayvanı andırıyordu, bilalse kızarmış, dudakları aralık bir şekilde kafası öne eğerek yarrağıma bakıyordu. Öyle tatlıydı ki yüzü…t-shirtünü çıkardım, pembe göğüs uçları ve bembeyaz engelsiz memeleri ve ufacık karnı karşımdaydı. Kendimi tutamayıp yüzüne dikkatli dikkatli baktım. Elimle çenesinden tutup kafası kaldırarak yüzüme bakmasını sağladım. Gözlerimizle birbirimizi yiyorduk. Uzatmadan dudaklarına yapıştım, yatağın üstüne yığıldık. Altımda küçücük kalmıştı. Ilk seferde dudaklarını kaçırsa da dudaklarım minik, ince dudaklarını kuşatmıştı. Dilimi ağzının içine sokuyordum, dillerimiz dans ediyordu. Birkaç dakika sonra ellerini yataktan kaldırarak sırtıma koydu. Bense ellerimle onun sarı narin saçlarını okşuyor ve göğüs uçlarında geziniyordum.
ufak tatlı ısırıklarımla bilal güzelce kıvama gelmiş ve inlemeye başlamıştı. Başımı o hoş boynuna yaslayıp öperek omuzlarına kadar indim. Bedeni full bir l****a kadın vücuduydu, önceki sevgilim ceylan’ın bedenine on basardı öptüğüm titreyen, kadifemsi vücut. Ağır ağır tadına vararak memelerine geldim, bir elimle memelerini okşarken, dilimle usul usul göğüs uçlarını dilleyip ıslatıyordum. Bilal’in inlemeleri güzelce artmıştı, körpe kadın gibi uzun olmayan uzun olmayan ve sık sık inliyordu ahh ahh diye. Doğrulup patlamaya hazır vaziyetteki sikimi bilal’in ağız hizasına getirdim. Bilal de derhal doğrulup yarrağımı avuçladı ve dilleyip sakso çekmeye başladı. Patlayacak gibiydim. Başına tutarak güzelce ağzının içine soktum. “karıcım işte böyle…. Benim minik sarı prensesim…. Ahhhh…sarı papatyam harikasın…. Birazdan içini ısıtıcam…senin tatlı deliğini doldurcam güzelim…” bilal’in ağzına ve yüzüne hayvansı sesler çıkararak patır patır attırdım. Bilal derhal banyoya koştu.
birkaç dakika sonra geldiğinde yüzüme bile bakmadan t-shirtünü alıp kapıya yöneldi. Derhal kalkıp kapıya koştum, çırılçıplaktım ve kapı açıktı. Merdivenin kafasında bilal’i tutarak, biraz zorla da olsa onu eve yeni baştan soktum. Dışarıda biri bizi bu halde görse herhalde çıngar çıkardı. Bilal ağlamaklı bir sesle “gidicem gidicem” diyip duruyordu. Belli ki korkmuştu. Kapıyı kapatıp onu ikna etmeye çalışıyordum, dudaklarını büküp yere bakması ve ağlamaklı sesi beni tekrar azdırmıştı. Kafası yukarı kaldırarak zorla dudaklarını öpmeye başladım. Bu sefer daha hırçındı fakat ben de kararlıydım. Dudağımı ısırınca suratına tokadı yapıştırdım. Ellerimle şortunun altından kalçalarını avuçladım, kendisini sıkıyordu. Fakat okşayıp öperek, hoş sözler söylerek çözülmesini sağladım. Bundan sonra öpüşmeye o tüysüz, ateşli oğlan cihet veriyordu. Parmaklarım deliğindeydi, külodunun içi sırılsımlaktı, ikimizde terli ve ıslaktık fakat birbirimizi delice istiyorduk. Bilal’in dudaklarından kurtulup şortunu indirdim, minicik pipisi kalkmamıştı bile. Kalçalarını bana gerçek çevirdiğinde vurulmuştum yine…bembeyaz, engelsiz, dolgun ve çıkıktı. Kıvrımlarını ellerimle ağır ağır okşuyor, ıslak ıslak sakso çekiyor ve öpücükler konduruyordum. Kalçalarını biraz daha aralayıp deliğine baktım, tek bir kıl yoktu. Bu deliği uzun uzun sakso çekmek istiyordum. “karıcığım” deyip, doğrularak kucağıma aldım, şaşkın gözlerle bana bakıyordu.
duşun altına beraber girdik. Su saçlarımızı ıslatmıştı, bilal’in nefis vücudundan akıp gidiyordu. Dayanamayıp dudaklarına yapıştım, sırtını fayansa dayamıştı. Yarrağımı kalçalarına yasladım. Uzun uzun öpüştük ve bundan sonra bilal’i becermek maksadıyla yanıp tutuşuyordum. Ellerimle bedenini ve deliğini sabunladım. Beraber kurulanarak odamdaki yatağa geldik. Bilal’in çenesinden tutup bir öpücük kondurdum ve “bana bundan sonra kocacım diyeceksin” dedim. Sonra yatakta domalır bir pozisyona getirdim. Muhteşem kalçalarını avuçladıktan sonra, deliğini dillemeye başladım. Bilal; kocacım, aşkım diye inliyordu. Vazelini birazcık parmağıma sürerek deliğini yağladım. Ağır ağır başparmağımı soktum. Inleyerek içine aldı. Iki parmağımı aynı şekilde sokunca kıvama geldiğini anladım. Demir gibi kalınlaşmış sert penisimin kafası hafif hafif sokmaya başladım. Bilal’in inlemeleri bağırtıya dönüşmüştü, o kadar fazla bağırıyordu ki etraftan duyan olacak diye korkmaya başladım. Sikimin kafası biraz birden bir hareketle sokunca “yapma” diye bağırdı. “karıcım korkma yavaş yavaş” diyerek sakinleştirdim. Hafif oynatarak ve biraz da bağırtarak sikimin tamamını soktum. Bilal keder çekiyordu fakat her sokuşumda acısı biraz azalırken hazzı de artıyordu. Içi sıcacıktı, kalçalarını tokatlaya tokatlaya derinlerine girip çıkıyordum. Bilal bağıra bağıra inliyordu. Yavaş yavaş alışmaya başladı, bundan sonra yalnızca inliyor ve “kocacım” diye söyleniyordu. Içine patladım bilal’in.
sonra bilal’in yanına uzandım, üst üste iki halı alan maçı yapmış gibiydim. Komşumun gay oğlunu sikmiştim, bir lise öğrencisini sikmiştim. Annemin en içten arkadaşının oğlunu domaltmıştım. Ilk defa bir erkekle birlikte olmuştum. Ilk defa böyle boşalmıştım. Ulan sahi ben ne yapmıştım? Bu sorulara yenileri ekleniyor ve kafam bu sorularla dolup taşıyordu ki prensesimin penisimin üzerini ıslatan lisan darbeleriyle bu şoktan çıktım. Yarrağımı o kadar hoş emip, yaladı ki boşalmaya yakın ağzından çekerek yüzüne boşaldım. Sonra yüzündeki dölleri ellerimle silerek bilal’i kucağıma alıp öperek duşa götürdüm.

Yazar: editor

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir