18 yaşındaki Körpecik Kızımı Zorla Siktiler

slm. Ismim hakan. Almanya’da nürnberg’te kalıyoruz. Olabildiğince uygar bir aileyiz. Karım 38 yaşında, hoş ve olabildiğince ateşli bir kız. (bazılarından benim haberimin olmadığını sandığı) kimi seks fantezileri var. Almanyada çalıştığı işyerindeki erkek dostlarıyla, aynı binada oturan komşuyla, türk marketin çırağıyla falan az sikişmedi. Benim yanımda sikişmese bile, onlarla nasıl, nezaman ve nerde sikiştiğini bana aleni aleni anlatır. Diyeceksiniz ki, “götoş madem bunlardan haberin var, niye sesini çıkarmıyorsun? ”. Sesimi çıkarmıyorum, sebebi karımı fazla seviyorum. Şunu da burda itiraf etmek istiyorum ki, ben karımı iyi sikebilen biri değilim. Karım da, (sadece seks amaçlı olmak şartıyla), bulduğu abaza adamlarla sikişip, o şekilde memnun oluyor. Ama karımın bana olan sevgisine ve bağlılığına en ufacık bir süphem yok! Ben karım maksadıyla herşeyi feda ederim, karım da benim maksadıyla !
kızıma gelecek olursak, onu da fazla serbest yetiştirdik. Dedim ya, biz fazla uygar bir aileyiz. Bakireyim seks konusundaki bütün bilgilerini karımdan aldı. Kızımın karımdan gizlisi saklısı yoktur. Geçen yıl okuldan derslik arkadaşına kızlığını verdiği günü bile karımla paylaştı (karım da benimle tabi! ). Bakireyim, sevgilisiyle seks konusunda problemi olduğunda da karımdan öğüt alır. Karım da, kızımın sevgilisini yatakta nasıl mutlu edeceğini, nasıl oral seks gerçekleştirmesi lazım olduğunu, nasıl döl yutması lazım olduğunu, nasıl anal seks gerçekleştirmesi lazım olduğunu, nasıl korunulması lazım olduğunu, nasıl prezervatif kullanılacağını falan kapsamlı bir şekilde anlatır kızımıza. Hatta kızımın erkek dostu bizde kalınca, prezervatifleri karım kendi eliyle kızımın odasına bırakır.
şu anda size yaşadığımız bir olayımızı izah etmek istiyorum. 2 sene evvel ailece (karım ve kızımla) arabayla türkiyeye gittik. Istanbulda bir hafta eş arkadaş ve akrabaları ziyaret ettikten sonra, kalan 3 haftayı da tatille geçirmek üzere antalya’ya indik. Beş yıldızlı hoş bir otele yerleştik. Antalya’ya vardığımızın 2. Günü oteldeki kalabalıktan sıkıldığımız maksadıyla ve çevreyi şöyle bir gezip tanımak amaçlı, toros dağlarına arabayla günübirlik geziye çıktık. Rafting yapılan beşkonak taraflarında aracımın bozulmasıyla hadiseler başladı. Tabi ogün bizim gibi uygar bir aile dağın kafasında yolda kalınca, etrafta da tarlada çalışan mevsimlik işçiler olunca, eyvah! Dedim. Arabadan inip motorkaputunu açtım, arızayı bulabilirmiyim diye bakıyorum, bulamadım. Tarlada çalışan işçilerden biri (sonradan isminin haydar olduğunu öğrendim), yanıma gelerek, “ben motordan anlarım…” dedi. Motorun sağını solunu kurcaladı, sonra, “bu iflah olmaz, alımlı çağırmanız lazım. ” dedi. O sırada yol servisini arayıp arızayı tanım ettim, onlar da arabanın çekilmesi lazım olduğunu ve 2 saatten evvel gelemiyeceklerini söylediler. Onlardan gelirlerken bir adet de kiralık otomobil getirmelerini rica ettim, kapadım telefonu. Haydar, “sıcakta beklemeyin, gelin size amale barakasında soğuk ayran ikram edeyim. ” dedi.
haydar, kaba saba, 44-45 yaşlarında, üstü başı toz içinde bir adamdı. Hep beraber barakaya girdiğimizde, içerde (cafer adında) bir amale, bir dergideki çıplak kız resimlerine bakarak 31 çekiyordu! Bizi görünce derhal toparlandı ve elindeki dergiyi kapatarak kaldırdı. Hepimiz şaşkın şakın birbirimize bakakaldık. Cafer 30’lu yaşlarda, zayıf, onarımsız bir işçiydi. Barakanın her tarafında üstüne bol bol döl attırılmış kız resimleriyle dolu gazeteler vardı ve içersi leş gibi sik taşşak kokuyordu. Haydar, caferin bu hareketinden ötürü özür diledi. Biz de “önemli değil, olağan şeyler bunlar, hem delikanlının kabahati yok, biz habersiz geldik, o kusura bakmasın. ” dedik. Oturduk, ayranları içerken caferin bakışları karımın mini eteğine kenetlenmişti. Haydar ayaktaydı ve baraka içerisindeki eşyalara biraz da olsa nizam vermek maksadıyla, bir o köşeye bir bu köşeye gidiyor, birşeylerle çalışıyordu. Ama dikkatimden kaçmadı, haydarın gözü de devamlı kızımın arkasında, düşük belli kotundan görünen tanga külotuna takılıyordu. Gördükleri bu manzaralar her ikisinin de siklerini çatlarcasına kaldırmıştı…
bakireyim ayranını bitirince, “bunaldım, ben dışarıya çıkıyorum, etrafa şöyle bir bakacam…” dedi. “iyi çık, fakat çok uzaklaşma…” diye lisans verdik ve çıktı. Iki dakika geçmeden haydar da, “ben de çıkayım da kadına gözkulak olayım, dereye inerse kaybolur…” diyerek çıktı. Barakada cafer, karım ve ben kaldık. Karımın bir huyu bulunmaktadır, aklından ne geçiyorsa, asla esirgemeden pat diye söyler. Cafere, “niye 31 çekiyorsun? Köyde beraber olacağın kız falan yok mu? ” diye sordu. Bu fazla aleni soru karşısında şaşıran cafer karıma yanıt vermek yerine bana baktı. Adeta konuşmak ve yanıt vermek maksadıyla benden lisans ister gibi hali vardı. Yanıt verebilirsin anlamında kafamla işaret verdim. Cafer de karıma, “yok abla ne gezer! 3 aydır kıza hasretiz burda, kadınsızlıktan kırıldık, hele sizin gibi bayanların lakin fotoğrafını görebiliyoruz burda, 31 çekmeyip ne yapalım? ” diye yanıt verdi ve yetim bir toy edasıyla boynunu karşısına eğdi.
bu yanıt karşısında karımla göz göze geldik. Karımın bana bakışlarından caferin durumuna üzüldüğünü anladım. Karım bana baş göz işaretiyle birşey sordu, full anlamasam da galiba cafere bu konuda muavin olmak istiyordu. Bende baş işaretiyle karıma, “tamam, ne yapmayı düşünüyorsan yap! ” mesajını verdim. Karım bacaklarını güzelce ayırarak, külotu cafer aracılığıyla aleni seçik görünecek şekilde oturdu. Bu tabi caferin dikkatini derhal çekti, bakışları karımın bacak arasına kenetlendi. Karım, “memleketinde seks yaptığın birisi var mı? En son nezaman seks yaptın? Sevgilin var mı? Sevgilin ağzına alıyor mu? Anal seks yapıyormusunuz? Asla eşek siktin mi? ” gibi sorular sormaya başladı. Cafer utana sıkıla, biraz da benden çekindiği maksadıyla, kendini kapana sıkışmış gibi hissediyor, sandalyede bile huzurla oturamıyordu. Buna karşın karıma uzun olmayan uzun olmayan da olsa cevaplar veriyordu. Ben bile caferin yarağının patlayacak hale geldiğini görebiliyordum. Karım bana bakarak, “ay hakan, dayanamayacağım, cafere en azından manuel (elle) yapacam! ” dedi. Cafer karımın sebep bahsettiğini anlamadı bile, aval aval bakıyor yalnızca.
“olur hayatım…” demek zorunda kaldım. Karım kalktı caferin yanına geçti, cafere sarılarak, “kocacığım bizi videoyaya çeksene! ” dedi. “olur…” dedim, camerayı kabından çıkardım ve karımla caferi kaydetmeye başladım. Ben kaydederken karım da “beşkonakta arabamız bozuldu, burdaki insanlar fazla misafirperverler, bize ayran ikram ettiler, buralar fazla hoş, cafer fazla yakışıklı bir toy, fakat malesef burda beraber olup seks yapacağı kimse yok…” gibisinden, cameraya poz veriyor ve röpörtaj yapar gibi konuşuyordu. Az sonra karım anlatmayı bıraktı ve elini caferin pantolonunun karşısına attı. Caferin yarağını dıştan biraz okşadıktan sonra, caferin kemerini çözdü ve yarağını dışarıya çıkardı. Karşısına çökerek, eliyle biraz 31 çektirir gibi sıvazladıktan sonra, caferin sidik kokan donunu koklaya koklaya, eğri büğrü, fakat uzun sikini sakso çekmeye başladı. Cafer daha karım ağzına alır almaz boşaldı karımın ağzına! Boşalırken de kurbanlık koyun gibi çırpınıyordu garibim. Karım caferin tüm döllerini yaladı yuttu ve yarağını sakso çekmeye devam etti. Adeta karım caferin yarağının inmesini istemiyormuş gibi bir hali vardı. Ben de sesimi çıkarmadan cameraya çekmeye devam ediyordum…
karım ayağa kalktı, külodunu dizlerine kadar sıyırarak masaya domaldı ve cafere, “hadi gel sik beni! ” dedi. Cafer garibim neye uğradığını şaşırmış, bu yaşananlardan iyicene salaklaşmış, (ne yapayım? ) gibisinden yüzüme bakıyor. Kafamı sallayarak, “devam! ” dedim. Cafere müsade verdiğim halde tekrar de ürkek ürkek kalktı sandalyeden ve domalmış karımın arkasına geçti. Halen bana adeta (gerçekten karını sikmeme lisans veriyormusun? ) gibi bakıyordu. “devam! Devam! ” dedim. Cafer yarağını anal seks karımın vajinasına sokarak gidip gelmeye başladı. Karım fazla geçmeden hazdan inlemeye başladı ve caferi güzelce azdırmak maksadıyla neler neler söylüyordu. “sik beni aslanım! Geçir koca penisini! Dağıt vajinamı! Köyündeki eşşekleri siker gibi sik beni! Daha süratli sok! Daha kalın sik beni! ” gibi sözler söyleyerek, esasen abaza olan caferi güzelce körüklüyordu. Birkaç dakika geçtikten sonra caferde utangaçlık namına birşey kalmamış, karımın vajinasını süratli süratli beceriyor, yarağı karımın vajinasına piston gibi girip çıkıyordu. Karım masaya yapışmış, bundan sonra hazdan gıkı çıkmıyordu (karım orgazm olup boşaldığı vakit sesi çıkmaz). Karım orgazm olmuş, ama caferin boşalacağı yok henüz. Karım elini arkaya atarak caferin yarağını kavradı, vajinasından çıkarıp kalçasına yerleştirdi…
cafer, şaşkınlığı bir kat daha artsa da, asla (olmaz, istemem falan) demeden karımın kalçasını pompalamaya başladı. Karım götten sikilmekten de fazla haz alır ve dakikalarca sikseler kalçasını bıkmaz. Caferin yarağı kalçasına iyi girsin diye, karım iki eli arkada kalçalarını ayrık tutuyordu. Ama cafer daha 5 dakika geçmeden karımın üzerine abanarak yığıldı, hareketsiz kaldı. Evet cafer karımın kalçasına boşalmıştı, ben de karımın sikilişini seyrederken küloduma boşaldım bu arada tabi. Karım caferin altında nerdeyse ezildiğinden kalkmak istedi. Cafer yarağını karımın götünden çektiğinde, karımın götünden akan spermler yerlere kadar döküldü. Cafer külodunu çekip pantolonunu bağlarken, karım da benden kağıt mendil istedi. Mendili verdim. Karım vajinasını kalçasını silip temizlerken, bana, “kaydettin mi hepsini? ” diye soruyordu. “kaydettim, kaydettim…” dedim.
karım da üzerine kafasına çeki nizam verdikten sonra barakadan çıktık. Sağa sola bakındık, fakat ne haydar var ortalıkta, nede bizim kadın! Cafer, “belki aşağı ırmak kenarına indilerse burdan görünmez, siz durun ben bakıp geleyim. ” dedi. Cafer gitti, ben karımla beraber barakanın önünde hem kızımızı, hemde yol yardımını bekliyoruz. Yarım saat sonra yol yardımı kurtarıcı ile geldi. Sağolsunlar, benim sipariş verdiğim kiralık arabayı da getirmişler. Bir sürü kağıt kürek imzaladıktan sonra, kiralık arabayı teslim ettiler ve bizim bozulan arabayı çekiciye takıp antalyadaki servisin yolunu tuttular. Cafer bakmaya gittikten bir saat sonra, çalıların arasından ayrılıp geldiler, bakireyim, haydar ve cafer. Kızımın suratı kıpkırmızı, üstü başı balçık halde. “kızım ne oldu? ” diye soruyorum, “birşey yok babacığım! Nehir kenarına inerken ayağım kaydı düştüm. Otomobil meselesi çözümlendiyse otele gidelim bundan sonra! ” dedi.
suçlu gibi duran cafer ve haydara misafirperverlikleri maksadıyla teşekkür edip, kiralık arabaya bindik, otele döndük. Otelde biz kendi odamıza çekildik duş almak maksadıyla, kızımız da kendi odasına. Duştan sonra gece yemeğine indik hep birlikte. Yemekten sonra ben barda otururken kızımla karım yukarı odaya çıktılar. Kızmın karıma anlatacakları hususi şeyler varmış. Bir saat sonra yeni baştan aşağı lobiye indiler. Ben karımla başbaşa bir iki kadeh içip, sonra da plaja yürüyüşe çıkmaya karar verdik. Bakireyim da otelin discosuna gideceğini söyleyerek yanımızdan ayrıldı…
bakireyim gittikten sonra karıma sordum, “neymiş kızımızın anlatacağı hususi konu? ” diye. Karımın anlattıkları ise full ‘yuhh be! ’ dedirtecek şeylerdi. Kızımız barakadan çıktıktan sonra ırmak kenarına gitmişti ya, haydar da arkasından. Haydar ırmak kenarında bizim kadının orasını burasını ellemeye başlamış, bizim kadın da korkusundan sesini çıkaramamış. Sonra hayadar kızımızı yatırmış bir hoş vajinasından zorla sikmiş o iri kart yarağı ile. Kızımızın kalçasını de becermek istemiş, ama yarağı fazla sert olduğu maksadıyla sokamamış kızımızın kalçasına. Daha sonra cafer bunlara bakmaya gittiğinde, bunları sikişirken görünce, o da katılmış kadınımı siken haydara. Haydar kadınımı vajinasından becerirken, cafer de aynı zamanda götünden sikmiş kızımızı. Gerçekten yuhh yani! Ulan kıyamadan nasıl ikiniz ani zorla siktiniz erotik yaşındaki körpecik kızımızı! Yazık, tazecik kızımızın vajinasını kalçasını dağıtmışlar, ayı herifler ne olacak !
tatilimiz bitene kadar all inclusiv otelimizden ayrılmadık. Hep otelde zaman geçirdik. Yüzme havuzunda, discosunda, barında, lobisinde ve saunasında. Almanyaya döndüğümüzde karımla beraber, bol bol caferin karımı siktiği videoyu seyrediyoruz ve o macerayı anıyoruz. Kızımız o hayatını sürdüğü zorla sikilme olayını unuttu bile. Karım da, “oldu bir kere, yapılacak birşey yok! ” diyor. Fakat ben kızımızın iki kaba herif aracılığıyla zorla sikilmesini ne unutabiliyorum, ne de kabullenebiliyorum! Ne yapalım, elden birşey gelmiyor arkadaşlar !

Yazar: editor

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir